20 Temmuz 2016 Çarşamba

Her şey olabildiğince kötüye doğru gidiyor ve sadece geçen zaman içerisinde hayıflanarak izlemekte olduğum bir tabloyu dolduruyor. Kocaman bir merak içerisinde oluşacak o büyük resmi görmek için sabırsızlanıyorum. Öte yandan bazı zamanlar resimi yarım bırakarak kendimi kocaman bir boşluğa itmek istiyorum. Bu kaosun içerisinden direnmek yerine boşluğun kollarına kendimi bırakmak gerçekten bir kurtuluş gibi gözüküyor.

Hayatta başaramadığım kısımları yaptığım bir kaç kıçı kırık meşgale ile örtbas etmeye çalıştığım gayet aşikar duruyordu. Çözemediğim durumları her zaman fazlasıyla kurculayan ben artık paspasın altına itmeye başlamıştım. Çünkü başka çarem yoktu. Yapabileceklerimi denedikten sonra geriye olan bitenleri imha edip hayal dünyanın içine gömülmende kalıyor.

Bitsin hayaller derken hayatında ne varsa bitiyor. Basit bir sistemin altında bir hiçlik içerisinde hapis kalıyorsun. Rutinlerin içerisinde kendine ufak bir delik bulduğun günler bile daha sevimli gözüküyor. Her gün aklını kaybetmek yerine daha somut çözümler bulmak istiyorsun ama her zamanki gibi olmuyor...

Ne zaman olmuştu?..

Hiç

8 Temmuz 2016 Cuma

Yine dibi gördüm sayılır. Önümde koca koca seçimler var. Bir tarafı belirsiz uçsuz bucaksız bir boşluktan ibaretken diğer tarafı eli kolu titretecek sıkıntıda bir süreliğine oyalayacak işlerde koşturmak. Mevzu aslında seçimden ziyade tecrübelerin artarak seçimi giderek imkansız hale getirmesinden kaynaklanıyor. Artık kaldıramadığın bir boşluğun yanında sadece maddi beklentiler için büyük dertleride yanına alman gerçeği tüm tadını kaçırabiliyor.

Alternatif arayıp duruyorum ama kendimi yapabileceklerim konusunda yeterince tanımadığım ya da cesaretli olmadığım konuları etrafında dönüp duruyorum. Yaratıcı insanlar görüp kocaman yutkunarak izliyorum. Benim üzerimde ciddi şekilde yapamayacağım işler etkisini büyüttükçe büyütüyor. Kara bir delik içerisine hapis oluyor öylece kendime gelmeye çalışıyorum.