19 Mart 2015 Perşembe

Siyah

Siyah ve vurdum duymazlığın buluştuğu o siyahlar içerisinde biraz dağılmışlığın kattığı ayrı bir büyü aşikardı. Siyahın o çekiciliği sanki ilk defa kendisini bu kadar belli eder gibiydi. Beğeni değildi bu olsa olsa bir tutku belki de ötesinde tanımsız bir duyguyu ifade edebilecek türden alabildiğine deri kokusunu tam içerisine gömmüş bir mevzuydu.

Kimi zaman biraz daha salaş olabilir ama o büyüyü yok edecek desenlerin çekilmezliğinden uzak olmalıydı. Belki daha sıradan düz şeylerde yeterliydi. Biraz bağdaş kurmuş havası olsun demenin nasıl bir anlam taşıdığını bilmezken bunu anlatmakta da fazla uzaktaydım. Belki bir kaç bardak fincan kahve ve o hiç bozulmayan samimi surat ifadesi her şeyi yeterince duru kılan bir hayalin oluşmasına sebep olabilirdi.

Niye bu kadar rahat ve pislik içerisine sürünen kocaman bir kara delik içerisine gömüldüğümü anlamsızca çözmeye çalışıyordum. Aslında o kocaman boşluğu dolduran büyük bir rahatlık duygusu olduğunu farkettim. Her ne kadar kirli olsa da gittikçe cekici bir hal almaktaydı. Belki de döküp saçmak doğamızdaydı ve böyle yaşamayı seviyorduk özümüzde kim bilir...

1 yorum: