11 Ocak 2015 Pazar

Saçmalasaydık biraz

"Kendine bir kahve yap, benden olsun..." bütün yol boyunca beyinimin içinde kurgulayıp yankısına engel olamadığım o cümle ile birlikte yavaşça yürüyorduk. Fazlaca saçma ama bir o kadar eğlenceli geliyordu. Bir insan kahveyi kendine yapacaksa nasıl başka birinin sana kıyağı gibi olmasının anlamsızlığı bir kaç saniyelik duraksamalardan sonra yerini önce hafif bir tebessüm sonrasında ise ağız dolusu kahkahalara bıracak bir diyaloğun başlangıcı olsun isterdim.

Hayattan böyle saçma ama küçük beklentilerim vardı. Küçük yaşlarda hava karardığında dışarıda geziyor olmanın nasıl bir his olduğunu çok merak ederdim. Arzum asla herhangi bir mekanda olmak filanda değildi. Bodoslama gelişmiş bir yürüyüşün arkasından bir dükkanın önünde yerdeki tozları yalandan biraz havalandırdıktan sonra hafifçe o mermer çıkıntısının üzerine oturup öylece etrafı izlemek olan biriydim. Şimdi de pek farklı sayılmam. Halen benim için havanın kararması ve o saatlerde dışarı çıkmak yeterince özel bir oldugudur.

Beklentiler sadece biraz daha fazlasını getirdi. Kelimenin tam anlamıyla arttı da diyebilirim ama mütevaziliğinden hiç bir şey kaybetmemişti. Hani olsa iyi olur deriz ya işte o arada önüne denk gelen ezilmiş teneke parçasına hafifçe ayakkabının ucuyla bir tekme savurur hayata olan sitemini belli eder, biraz da hırsını almaya çalışırsın. İlk başta biraz nutkun tutulsa da sonrasında gerisini getirirsin; "ne olurdu oturup saçmalıklarımıza gülseydik" diye...

2 yorum:

  1. Beklenti denen sey kotudur. Ama daha kotusunu de dusunerek kendini rahatlat. Vicdaninin bogazina yapistigi sekilde beklemek daha huzursuz edici inan. Sen mutlu olmayi hak eden bi adamsin bence. @stummscream

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel düşüncelerin için teşekkür ederim

      Sil