9 Ocak 2015 Cuma

Boş

Hava öylesine bir soğukluğa sahipti ki poşeti elimde tutmak yerine koluma geçirip bir şekilde görünen bütün uzuvlarımı bir parça kıyafetlerin arasına sokuşturarak kurtulmayı planlıyordum. Yanından geçtiğim küçük su birikintilerinin üst yüzeyleri çoktan donma göstermişti. İnsanlar ise bulundukları yerde görev yaparken bacaklarını birbirlerine çarparak bir parça kan akışı yaratmanın derdindeydiler. Böylesi biraz daha acısız olacaktı.

Bir taraftan kafamda kurduladığım garip mevzulara kapılmış boş yolda ilerliyordum. Her zaman ki gibi kulağımda kulaklıkların oluşturduğu derin hisler içime doğru ilerliyordu. Düşüncelere gittikçe farklı birer renk katarak onları biraz daha süsleyerek yenilir, yutulur hallere getirme çabası içerisindeydi.

Olmaması gereken bir çok olay birlikte oluyor, insanlar gittikçe azalıyordu. Oysa benim gücüm gittikçe azalmakta ve herkesten önce davranabileceğim konusunda kurgular hazırlarken birilerinin benden önce davranması rekabet anlayışıma çokta uygun kaçmıyordu. Tabi fazlaca tembelliğe alışan bünye yine hiç bir tepki verememişti. Aslında tüm suç tembellikte değil dozajı fazla alınan duygusuzluktan ibaretti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder