26 Mart 2013 Salı

Kafayı dinlemek lazım

Gerçekten bazen kafayı dinlemek gerek. Kendini ve yaptıklarını birşey zannedenlerden uzaklaşıp. Hırslarının kurbanı olanlardan bir an önce uzaklaşıp gitmek lazım. Sıcak yerlere göç etmeli. Sıcak ama küçük yerler de huzur ve mutluluk ile kendi yağında kavrulmalı. Zaten maksat şu kısa dünya da sayılı ömrümüzü geçirmekten ibaret ise ne diye insanlar ile uğraşmak ve kendini bir halt sanmak için koyulan gösterişli hedefler.

Hep derim nerede çokluk, orada bokluk.

24 Mart 2013 Pazar

Birileri biliyor olmalı

Hayatın neresindesin ya da ne tarafına gittiğini anlamazsın. Pek çok zaman sadece sorgulamadan yaşaman gerekir. Canına tak ettiğin o an sorarsın. Diğer insanlardan bir eksiğin varmış gibi davranır önce onu aramaya başlarsın. Aslında eksik olmadığını da farkettiğin de takacak başka bir kulp arasın ama bulamazsın. Sebep bulamadığın her an, çözüme de uzaksan gittikçe için içini yer. Sorular içerisinde boğulur gidersin. Oysa birileri cevabı biliyor olmalı.

23 Mart 2013 Cumartesi

Bir gün daha

Bir karanlık günü daha geride bıraktık. Günlük tatlar bazen yetiyor.

17 Mart 2013 Pazar

Bu şarkıyı herkes dinlemeli

Bu aralar kafayı yine Myrath şarkıları ile bozdum. Bambaşka duygular yaşatıyor. Kafamın içerisinde adeta masalsı bir hayat oluşuyor. Belki de o kadar çok ihtiyacım var ki bir şeylerin tek dokunuş ile düzelmesine o yüzdendir tüm bu arayış ve dinleyişim.

Kendimi garip bir şekilde hiç tanımadığım kişiler ile garip diyaloglar kurma çabası içerisine girerken buluyorum. Genelde bu kişilerin hayat hikayeleri biraz farklı oluyor. Derinlemesine bir muhabbete girmek pek mümkün olmuyor ama bazen yüzeysel cevaplar alabiliyorum. Benim için aslında tatmin edici sayılabiliyor. Sanırım biraz suçlu bir insanın giderken yanına bir yandaş bulma psikolojisi içerisindeyim.

Her neyse, son zamanlarda oldukça huzur arayışı içerisindeyim. Bunun için pek çok şey yapsam da, eski kafamı yastığa koyduğumda ki huzuru bulamıyorum. Çünkü eskisi gibi hayallerim yok. Amacım hayatımı iyi bir şekilde idare etmek. Müdür olmak ya da proje yöneticisi olmak değil ya da gecemi gündüzüme katıp çalışmak hiç değil.

Soruyorum herkes büyük şehirlerde yaşamak zorunda mı? Basit ve küçük yerlerde mutlu olmak yerine kompleks şeylerin hırsına yenik düştü insanoğlu.




Bloglar için küçük not

Bugün başkaları tarafından ele geçirilimiş. Vakti zamanında takip ettiğim bloglardan sıkılıp bir temizlik kararı aldım. Zaten güç içerisinde yapacak bir iş bulamayım çokça sıkıldığım için iyi bir uğraş sayılabilir.

Dikkat ettim de çoğu kişi 2011'de bloğuna yazı yazmayı bırakmış. Heves mi? Yoksa popülerliği azaldığı için mi insanlar yazmayı bıraktı net olarak bilinmez ama ben daha çok popülerite peşinde koşan insanlığa yoruyorum.

Ne oldu da hislerimizde bu kadar vazgeçtikte popüleritenin peşinde koşar olduk?..

Yazık, çok yazık.

Not: Şuan düzenlemem bitti ve 400'e yakın blogtan 280 tanesi yazmayı bırakmış. Bakalım geri kalanın ömrü ne kadar olacak.

10 Mart 2013 Pazar

Bir gün daha geçti

Bir gün daha geride bırakırken, neyin kafasını yaşadığım konusunda kendime bile söyleyecek sözüm yok. Hayatı bu kadar sene yaşadıktan sonra bile halen içinizde beklenmedik soru işaretleri çıkabiliyorsa, insan kendi kendini köşeye sıkıştırmıştır. İnsan beklentilerinin karşılığını alamadığınız da başka bir yola sapmak isteyebiliyor. İşte tüm mesele de burada başlıyor.

Bu zamana kadar biraz inişli çıkışlı da olsa, işlerim fena gitmiyor denebilir. Fakat son zamanlar da bana karşı takınılan tavır, fazlasıyla canımı sıktı. Şimdilik başka mecralarda daha başarılı olabileceğimi düşünürken oralara giriş için elimden çokta birşey gelmeyeceği gerçeğiyle yüzyüze kalıyorum. Tam böyle düşünürken de aslında yaptığım işi sevdiğim gerçeği de yine kaçınılmaz bir şekilde bana bakıyor.

Ben öyle çok kariyer delisi, süper pozisyonlara getirilme hevesinde bir insan olmadım. Çünkü ben parayı amaç olarak değil, araç olarak görüyordum. Egolarımı ise insanlar ve işler üzerinde tatmin edip, kendimi bir halt zannetme peşinde olmadığımda aşikar bir gerçekti. Bu yüzden de standart bir çalışma çizgisi tek istediğim. Son 1 seneye yakındır bir türlü oturtamadım.

Şimdi ise yine bir bunaltı durumu içerisindeyim. Şunu özellikle çok iyi farkettim ki kurumsal firmaların bünyesinde iş yapmak. Pozisyon kaygısı olan insanlarla iç içe bir şekildeyseniz, dayanılmaz bir hal almaktan öteye gitmiyor.

Azıcık aşım, kaygısız başım felsefesi tam benlik.
Zaten göçüp gideceğimiz şu kısa Dünya'da neyin kavgası içerisindesiniz böyle a insanlık?..

3 Mart 2013 Pazar

Ben kaçar

Buralara çok afili yazılar yazasım var. Biraz sitem dolu, biraz ise eğlenceli.
Fakat şimdi bunun için halim yok.
Ben kaçar.