18 Ağustos 2013 Pazar

Standart

Yine yazmayalı belli bir süreyi atlatmışım. Aslına bakarsanız her şey o kadar standart gidiyor ki insanlar üzerinde şuan bende olduğu gibi kocaman bir körlük ortaya çıkıyor. Bunun tam olarak litaratürde çok yönlü bir açıklaması olsa da ben biraz daha hayatından içinden gitmeye çalışacağım.

İnsanlar genel olarak fikirleri gördükleri ile şekillenir. Etrafınızda mutlu bir yaşam örneği yoksa, mutlu bir yaşama asla inanamazsınız. Çünkü sizin için böyle bir kavram yoktur. Bu biraz da buzun soğuk olduğunu söylemek ile ona dokununcaya kadar ki anlamsızlığı ifade eder. Buzun soğuk olduğunu bilebilirsiniz ama soğuğun ne olduğunu asla bilemezsiniz.

Bu özellik ile yaşamın içerisinde sürekli aynı rutin bir hayat düzeni içerisinde olunduğu için pek çok şeyin artık sıradan karşılayarak onları anlamsızlaştırmaya başlıyorsun. Sırasıyla bir bir kayıplar başlıyor. Hayat ise gittikçe siyah beyaz bir sahneye dönüşüyor. Ulaşım aracında gördüğünüz o kitap okuyan insanların artık okuduklarını merak etmiyor ya da ne tarafa doğru gittikleri sizi hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Nasıl davrandıkları ya da ne giyindiklerinden çok sizin için günün ne zaman bitip eve gideceği önem kazanıyor.

Aslında anlamsız bir bencellik farkında olmadan kazanılıyor. Belki bir fırsat verildiğinde bunu değerlendiriyor olabilirsiniz. Sanki tüm bunlar biraz da tek başınalıktan dolayı oluyor. Birisi de gelip gerçekten "nasıl gidiyor?" demiyor ya da "iyi" diye alınan cevaba "hadi oradan" diyemiyor.

Gerçekten sanırım birileri "iyi" durumunu sorguluyorsa o kişiye sımsıkı tutunmalı. Belki de düşündüğüm gibi hayata renk katacak kişi ta kendisidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder