3 Temmuz 2013 Çarşamba

Ya son sene, ya hiç

Gün içerisinde hep bu yazıya başlayasım vardı. Fakat o heves bir türlü beni bulamadı. Şimdi ise işi biraz zorunluluk boyutuna taşıdım ve yazıyorum.

Hatta düz metin yerine daha farklı bir stilde yazacağım.

Belki de çok kez bu konuyu irdeledim ama yazılacak farklı mevzuları olduğuna inanıyorum. En azından herkesin baktığı bir bakış açısından bakmadığım kesin.


1 - İnsanların çok büyük bir bölümü üniversite son senesinde nişanlılığa adım atar. Bu koca başlık altını sizler de istediğiniz gibi doldurabilirsiniz. Tabi bu kesim genelde bulduğunu havada kapmıştır. En problemsiz, en güzel olabilitesi yüksek kesim buradadır.

2 - Eğer üniversiteyi bitirdiğiniz de halen yanınızda biri yoksa büyük ihtimal ile sorunlu bir yüzde içerisinde yer alındığı gerçeği ortaya çıkıyor. Niye siz değil de onlar? Değil mi?..

a) Kendine göre birisi olmadığını söyleyenler
b) Gerçekten sorunlu insanlar

Bu şekilde basit iki maddeye ayırır ve devam edersek.

a) Kendine göre birisi olmadığını söyleyenler;
Bu insanlar genelde bu işi okul sonrasında da sürdürmeye devam eder. Karşılaştığı kesim a ve b grubunda ki kesimlerden ibarettir. b grubu ile bu işler olmayacağından dolayı kendisi gibi bir insan ile tanışması da zordur.

Burada tanışma metodları devreye girerek bir alt kırılım daha oluşturur.

 a1) Aracıyla
 a2) Kendi

Tabi insanlar farklılık gösterir. Kimisi kendi tanışmak ister, kimisi yanında bir aracı vasıtasıyla olur. Sonuç olarak karşınıza kimin çıkacağı tamamen kumarın bile ötesinde bir oyundan ibarettir. Bir avuç zarı atarak hepsinin 6 gelmesini beklemekten farksız.

Tabi burada a2 grubu için çok söylenecek bir söz yoktur. Bunlar için halen bir umut ışığı vardır.
Fakat a1 grubundan koşarak uzaklaşılmalıdır. İki cümleyi bir araya getiremeyen, bakkaldan ekmek almamış tiplerdir. Bunlar sadece okulda ki sıra arkadaşlarıyla bir şeyler düşünürler. Dünya ile izole insan tipidir.

Sonuç olarak a maddesinden a2 bendine göre birisi ile tanıştınız ki olabilecek tek varsayıma geldik.
İşte buradan sonrası vahşet içeriklidir. +18 yaş sınırı koyuyorum.

Her an size "biz arkadaşız ama..." ya da "kadınlar kendilerini güldüren erkeklerden hoşlanır" cümlesini "yakışıklı ve güldüren erkekler" olarak değiştiren kesimden birisi ile karşı karşıya olmanız büyük olasılıkladır. Bunlar hep bir kademe daha iyisini istedikleri için zaten hep kaybetmişlerdir.

Özet ile yalnızlık bazen son şıktır ve her insan ömründe evliliği tadacak diye bir kanun yoktur.
Kaldı ki "ben görünüşe bakmam, fikirler daha önemlidir" diye bilecek tek bir kadın dahi yoktur. Bunlar tamamen hurafe söylemler ya da karşı tarafa gaz verme maksatlı kullanılır. Gaza gelip öz güveninizi boş yere elinize almaya gerek yok.

Yalnızsan, yalnızsındır işte...





18 yorum:

  1. Heç herkes evlenecek diye bir kanun mu var sözü de evlenemeyenlerin kullandıkları bir cümledir.
    Onu bunu bilmem de erkeklerin kadınlardan daha çok dış görünüşe önem verdiği kesin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten evlenen adam niye böyle bir cümle kurma gereği duysun ki? İlahi Anarşi :))

      Bak buna katılmıyorum. Erkek dış görünüşe değil, kadın bakımlı mı diye dikkat eder. Kaldı ki bu kriterde zaman ile farklılık gösterebilir.

      Hem erkekler kadınları seçmez. Toplum kuralları gereği erkek kadına teklifte bulunur. Kadın beğenirse olur. O yüzden de bu konular bana bir hayli imkansız gelir. Birinin beni beğenmesi için bir sebep olmalı ve bu da fiziken olmalı. Eğer kafa olarak olursa sadece fikir babası olursun. Sonuçta herkese akıl veren bir ailesi var. O yüzden ikinci bir babaya lüzum yok.

      Sil
    2. Yok ben anlatamamışım demek istediğim evlenmemiş kişi evlilik aşkıyla yanar tutuşur aman herkes de evlenmek zorunda mı canım der. Bu cümleyi sık sık kuruyorsa evlilik hayali kuruyordur o kişi.

      Tabi ilk görüşte fizik önemlidir, beynini nasıl okuyacaksın insanın. Ama sadece fizik değil işte aman bu çok karışık konu. sohbet edemediğin süs bitkisi gibi, manken gibi bir köşe de duracak insandan bıkarsın. Çok uzun bu konu. Genel bir tanım yapamayız ki bu konu da herkesin güzellik, yakışıklılık algısı farklı, düşünce yapısı farklı çünkü.

      Sil
    3. Evet ve bu farklı algılara göre birisi ile karşılaşma oranın da bambaşka bir konu :)

      Sil
  2. Yalana, aldatmacaya gerek yok valla ben bir erkekte ilk etapta fiziksel özelliklerine bakarım. Yok öyle ''iç güzelliği olsun yeter'' palavralarını kimse yemiyor artık.Yahu bi adamla yeni tanışmışım daha huyunu suyunu bilmiyorum nesine bakıp da etkileneceğim tabi ki dış görünüşüne.Daha sonrasında tabi ki hal ve hareketleri,hayata bakış açısı,zevkleri vs. vs. çok önemli ilişkinin devamlılığı açısından ama ilk izlenim fiziksel etkileşimle olur.Fiziksel olarak beğeniler de görecelidir tabi,kimi kusursuza yakın güzelliği arar,kimi çoğu insanın çirkin bulduğu tiplerden hoşlanır.Ama önemli olan ilk etapta tensel bir çekim olmasıdır.Ben bunu bilir,buna inanırım.O sebeple sana katılıyorum bunlar saçmalık derecesinde hurafeden başka bir şey değil.Boşu boşuna erkekleri kandırmaya gerek yok.

    Ayrıca kadın dediğin acımasızdır.Annelik duygusunun verdiği şefkatle yaratılmış hassas yaratıklar olduğumuz konusu da bana kalırsa koca bir yalan.Çocuğuna karşı şefkatli olma kabiliyetin,eşine,sevgiline ya da flört ettiğin herhangi bir erkeğe de şefkat dolu olacağın anlamına gelmez.Sözün özü kadın,şeytanın ete kemiğe bürünmüş halidir der saygılarımı sunarım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında farkına varmadan fiziksel özellik diyerek burada farklı bir boyut açmışsın. Bu konuda görüş bildirirsen çok memnun olurum.

      Peki ya bu ete, kemiğe bürünmüş bir şey mi? Yani bir insan bunu temiz ve düzgün kıyafetler ile kamufile edebilir mi? Ne kadar işe yarayabilir?

      Sil
    2. Hayır kıyafetlerle ilgisi yok söylediklerimin.Genel yaradılış özelliklerinden bahsediyorum.Mesela kimi erkek sarışın,minyon kızlardan hoşlanırken kimisi de esmer,uzun boylu kızları çekici bulabilir.Tabi bazen kafamızda belirlediğimiz tipin tam tersi biriyle de beraber olabiliriz ama aslında o kişide de mutlaka tensel anlamda bizi çeken bir şeyler olmuştur biz farkına varmadan.Kendi ilişkilerine şöyle bir bak,şimdiye kadar hayatına giren kadınlar senin güzellik standartının altında değildi değil mi?

      Sil
    3. Benim için güzellik değil de çekicilik önemlidir. Bu bazen sürdüğü bir ruj, bazen de giydiği etekten kaynaklanabilir. Fakat burada ki çekicilik kesinlikle seksüellikten çok ama çok uzaktadır.

      Tabi muhakkak fiziki özellikler ile ilişkili kısımlar da vardır.

      Yani neymiş. Doğuştan ya kaybedersin, ya kazanırsın. Öyle değil mi?

      Sil
    4. Aslında benim anlatmak istediğimde tam olarak çekim konusu.Güzellik görecelidir o yüzden kişiye çekici gelen güzeldir.Ve tabi ki hiçbir çekiciliği olmayan adam dünya yakışıklısı da olsa olmayınca olmuyor bazen :)

      Sil
    5. Çok yakışıklı bir adam nasıl çekici olmaz şimdi orası nasıl bir şey? :D

      Sil
    6. Çekicilik ayrı şey yakışıklılık ayrı şey bana kalırsa.Mesela çevremdeki kadınların hatta dünyadaki çoğu kadını yakışıklı diye nitelendirdiği adamlardan bazıları bana hiç çekici gelmiyor bana çekici gelen bir adamda bir başka kadın için "çirkin" tanımına uyabiliyor.Anlatabildim mi:)

      Sil
  3. uzun bir süre yalnızlığın tadı çıkarılmalı bence:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar uzun olduğu çok önemli ama :)

      Sil
  4. Gerçekten inandığım bir şeyi yazıyorum; zamanı geldiğinde evlenirsin gelmemişse evlenemezsin.

    Ve evlilik gerçekten olmazsa olmaz birşey değil. Tabi bu da bana göre böyle.
    :)

    YanıtlaSil
  5. Dur yahuu dur bakalımm. Hiç bilemeyiz valla bu hayat çok garip höt diye pat diye dan diye adamı darmadağan ediveriyor valla. Bi bakmışın tam tersi olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayatımın pat diye değişeceğini bana kanıtlayacak hiç bir şey yok. Bu fazla hayalcilik olur.

      Sil