10 Temmuz 2013 Çarşamba

Sabır ve irade

Aslında şu yazdığım son bir kaç yazıya dikkat ederseniz hep birbiriyle öylesine ilişkili ki durupta nasıl bir hayatı yaşadığını sorgulamamak işten bile değil. Tabi bu yazıların devamı niteliğinde bir başka mevzu olan sabır ve irade üzerinde duracağım.

Sabır kimi zaman iş ortamında çokça ihtiyaç duyulduğu gibi hayatın her alanında olmazsa olmazdır. Hepimiz bir an önce her şeyin bizim etrafımızda dönmesi için elimizden geleni yaparız. Tabi sonuçlarını asla düşünmeyiz. Acaba hiç düşündünüz mü gerçekten doğduğunuzda ünlü bir iş adamının çocuğu olsaydınız ve her şeye sahip olduğunuzu varsayarsak, hayattan dolu dolu bir zevk almak mümkün olur muydu?..

Hayatı aslında hayat yapan çabuk ulaşabildiğimiz kadar, geç ulaşabildiğimiz şeylerdir. Oyun bile oynarken bir şeylere gerçek para vererek satın alıp ona ulaştığınızda zaman içerisinde sıkılmanız çok daha kolaylaşıyor. Eğer onu kendi uğraş ve beceriniz ile almaya çalışıyor olsaydınız. Bu çok daha eğlenceli ve zamana yayılmış bir davranış olacaktı.

Evet! Sabır bir başka deyim ile zamana yaymaktır. Fakat insanlar en basit sofrada bile daha ekmek geldiği an iradesine sahip çıkamayarak hemen bir şeyler tırtıklama çabasına girer ki hayatta gerçekten en hoşuma gitmeyen davranışlar arasında yerini alır.

Tabi pek çok farklı alanda sabırdan bahsettik ama asıl bağlantı kuracağım mevzu insanların birbirlerine karşı göstermiş oldukları sabırdan oluşuyor. Yine işin bir serzeniş boyutu olacak ama çokta önemli değil. İnsanlar önüne konan bir parça ekmeğe bile irade gösteremiyorsa bu sabırsızlık ile insanlar üzerinde durum nasıl ilerler siz düşünün.

Bu sabır mevzularının özellik ile çiftler arasında garip bir limiti vardır. Özellik ile iş resmiyete dökülene kadar iki tarafta bu sınıra kadar vurur. Her şey bittiğinde ise artık patlama anı başlar. Bir de komik bir diyalog vardır. "Hep ben alttan aldım, artık almayacağım" şeklinde bir yokuşa sürüş.

Gerçekten sabır denilen şeyin bir limiti varmış gibi lanse edilmesi fazlasıyla saçma geliyor. Sabır denilen o duygu ya da her ne derseniz tıbkı bir güven, sevgi, saygı gibi asla sonlandırılmaması gereken ve üzerine yaptıklarını not alarak taşacak bir kaba dönüştürülmemesi gerektiğini düşünüyorum.

Günümüzde ise insanlar en ufak kavgalarda bile çoğu kez bu sabırlarının taşdığını(!) beyan ederek, o insan için ne yaptıysa bunları onun yüzüne vuruyor. Bir insana karşı yapılabilecek en son davranıştır.

Artık insanların bu gibi durumlar pek umrunda değil. Sabırın yanı sıra bana başkası mı yok zihniyeti ile birlikte doldur, boşalt bir sabır sistemi uygulandığı için pek çok zaman uzun vadeli hayaller suya düşebiliyor. Her şey gibi bu işin de kolayına kaçıldığından dolayı.

4 yorum:

  1. "Hayatı aslında hayat yapan çabuk ulaşabildiğimiz kadar, geç ulaşabildiğimiz şeylerdir." çok güzel bir cümle buu! Boş yere filozof demiyorum sana ben zeki şey seniii! Sabır hep sonlanması gereken bir şey sanki hep sonlandırdığımız içib biz öyle düşünüyoruz belki de.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zeki bir insanın cümlesini anlamak, anlayan kişinin üstün zekasıdır :)

      Kesinlikle. O yüzden bazı algılarımızı zaman içerisinde değiştirmemiz şart.

      Sil
  2. Sabır denilen şeyin limiti konusunda söylediklerine katılıyorum. Aslında çoğu insan bence buna katılır ama pratiğe gelince uygulama sıkıntıları var gibime geliyor.

    YanıtlaSil
  3. Günümüzde insanlar çok kolay pes ediyor.

    YanıtlaSil