16 Mayıs 2013 Perşembe

İK kafası bir başka

Beni tanımayan bir insana, beni tanımak için soru soracak insan kaynakları var.
Neyin kafasını yaşıyorlar ben çözemedim.

Pek çoğu sırf hava ya da formalite olsun diye bazı şeyleri yaptığını düşünüyorum. Aksi taktir de başka bir açıklama bulamıyorum. Zaten bir kısımı, kraldan çok kralcıdır. Teknik bilgisi olmadığı halde, içeride işleri yapan adamdan daha çok bilgisi varmış gibi konuşmanıza müdahale eder. Allahtan bu tiple sadece bir kere karşılaştım.

Çokça görüşme tecrübem ve bir o kadar da iş tecrübem olduğu için artık gayet elimi kolumu sallayarak giderek, rahatça konuşurum. Fakat bazen o saçma sapan, kendilerini farklı göstermek için filan yaptıkları garip şeyler gerçekten can sıkıcı olabiliyor.

Özellikle referans kısımı hep sıkıcıdır. Eski şirketler aranır ve her ne kadar iyi ayrılmış olsanız da ne adam sizin hakkınızda çok konuşmak ister ne de siz başkası sizin yüzünüzden tekrardan rahatsız edilsin. Belki de ayrıldığınız yerden seneler geçmiş ve adam sizi unutmuştur.

Referansların aranması aynı zaman da "Aday yalan söyler. Biz doğrusunu öğrenelim." şeklinde bir yalancılık ve güvensizlik modunda bir küfüre denktir ki işin aslında en sinir tarafıdır.

Çok aciz bir durum olarak görüyorum. Şirketlerin referans isteme güvensizliği ve insanları yalancı yerine koyma politikası umarım bir an önce son bulur.

4 yorum:

  1. Güvensiz bir toplumda yaşıyoruz, kim kapısını kilitlemeden uyuyabiliyor artık? İşte bütün mesele bu..

    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman evine misafir alırken referans mı aramamız lazım? :)

      Sil
  2. Onlar kendilerini o şirket için önemli görmezlerse orada mutlu olamazlar. Bu tavırların nedeni de bu sanırım. Yoksa kendine güvenemeyip, ben ne yapıyorum, ne haldeyim sorgulamaları başlayacak ve yavaştan da depresyona doğru.. Belki de bu tavırları birer savunma mekanizmasıdır bu durumlara karşı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hep biz mi gireceğiz? Biraz da onlar girsin efendim

      Sil