19 Mayıs 2013 Pazar

Duyguları çıkartın

Hayattan duyguları çıkarttığın da geriye boşluk kalır diyebilirler. Fakat bu duyguları insan yapısına yapışık bir yapı taşı olarak gören sıradan bir insanlık için geçerli bir düşünüş şeklinden ibarettir. Eğer duygular hiç yokmuş gibi, bir başka deyiş ile aslında bir su ya da yemek gibi zorunda olmadığımız. O olmasa da yaşayabileceğimiz yolunu izlersek geriye sadece mantığımız kalıyor.

Bu yazımı düşünürken, canım sıkılmış gecenin bir vakti yolda yürürken ilkokul arkadaşımı gördüm. Tepkisi benim gibi bir adam için garipti. Tuttu ve bana sarıldı. Uzun süredir birileriyle sarılmamıştım. Aradan ne kadar zaman geçtiğini tam olarak tezahür edemesem de bir hayli fazlaydı. Açıkçası Afrika'da ki medeniyet ile tanışmamış insanlar misali biraz ne yapacağınız şaşırmış vaziyette yapılanı tekrarlamaktan başka çarem yoktu. Gariptir ki içimde anlamsızlık oluştu. Yani sarılmanın karşılığını içimde bir bölüm ile bağdaştıramamıştım. Ne hissedeceğimi bile bilmiyordum. En başından düşündüğüm gibi.

Kendi kendime eğer duygu diye bir şey zorunluluk değil ve aslında ona hiç sahip olmadıysam. İçimde oluşan boşluk ve birisinin bana sarıldığında beynimde oluşan anlamsızlığı bir şekilde çözmem gerekiyor. Nasıl yapabileceğimi ben de çok kestiremiyorum. Sadece mantığım şuna odaklandı. Eğer ortada bir boşluk varsa, o bir şekilde doldurulmalı. Fakat bunun nasıl doldurulacağının anahtarı ise bende değil.

Ne yapacağımı çokta bilmiyorum. Belki de biraz daha düşünmem lazım ya da aslında böyle bir boşluk olmadığını bir şekilde kendime kanıtlamalıyım. Her neyse, sonuç olarak halen yenmem gereken bir çeşit bilinmezlik var. Belki zaman içerisinde onada bir formül adapte ederim.

2 yorum: