9 Şubat 2013 Cumartesi

Anlamsız istek

Bu aralar kafamın içerisinde dönüp duran dumanlı hava ile birlikte hayatımı sürdürmeye çalışıyorum. İşlerin yoğunluğu beni oyalasa da bir aşamadan sonra can sıkıcı bir hal alıyor. Az da olsa kendime vakit ayırabilmek istiyorum. Aslında tek istediğim işin özünde biraz olsun mutlu olmak. Hayatımda sanki insanların bana yaklaşmaması için kurulmuş koca bir kalkan var ve ben bunu göremiyorum.

Sıra arkadaşınız ile sınavda aynı cevapları yazarsınız ama farklı notları alırsınız. Ama o kötü notu o değil de niye sizin aldığınızı hiç bir zaman bilemeyeceksinizdir. Hal böyleyken neyi yanlış yaptığınız, yenilgilerinizin sebebini bilemiyor olmak yenilerini doğurup duracak. Adeta bir Murphy gibi her denemenizde yanılacaksınız ve hiç biri başarılı olmayacak.

Bir yerden sonra artık yere bakarak yürümeye başlıyorsunuz. Nerede bir çift görseniz o yüreğinizi burkan duyguyu bir nebze olsun hafifletmeye çalışıyor işte insan. Ne kadar başarılı olduğu tartışılır tabi ama uzaklaşıyorsun insanlardan çünkü öyle yapmak zorundasındır.

Kendine uğraşlar bulup onların peşinde koştururken kendini kaybetmek. İnsanlar ya da ikili ilişkilerde ki başarısızlıkları başka yerlerde başarıya dönüştürmeye çalışmakta denilebilir. Bu gayet açık yüreklilik ile söylenebilir.

Fakat mevzu şu ki olmuyor. Sanki bir malzeme eksik. İnsan ne kadar yalnız yaşamaya alışsa da "keşke birileri olsaydı" demekten kendini alamıyor.

Her neyse sonra biliyorsun birşey olmayacağını, yolda yürüdüğünde yanında olanın bir tek sokak aydınlatmaları olduğunu ve bütün rüyalar buhar olup havaya karışıyor.

Asla seni bırakmayan yalnızlığın o günde seninle birlikte geliyor. Bir gün daha hayatında bir süpriz olmadan geçip gidiyor. Bazen insan gerçekten hayatına sihirli bir dokunuş istiyor. Anlamsız ama öyle.


Son yaşadığım en garip olay her yerde karşıma bu şarkının çıkması. Oysa ki filmini şarkıyı defalarca duyduktan sonra izlemeye karar verdim. Yani bilinç altıma yerleşmesi için bile herhangi bir sebep yok.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder