29 Ekim 2012 Pazartesi

Delirium - Musicman

Böyle güzel şarkılar var ama kimse sallamıyor işte.

Bir sorun var

Gecenin ilerleyen saatine rağmen hayatın anlamını çözmeye çalışmak gibi düşünceler dönüp duruyor. Gerçekten mutlu olmak için bir insana ne gerekli bunu bulmak çok zor sanırım.

Müziğin insan üzerinde bıraktığı o hoş etki muhteşem fakat bir yerden sonra aynı şarkıdan benzer şekilde etkilenen biri çıkmadığı zaman sanki herşey değerini kaybediyor.

Hayat kendi beğendiklerini paylaşacak kişiler olunca güzel olsa gerek. Sanırım mutluluğun temel kurallarından biride bu.

Fakat bir sıkıntı var. Yalnız başıma bu işin içerisinden nasıl çıkacağım.

27 Ekim 2012 Cumartesi

Umursanmak

Yalnızlıktan uzaklaşmak için belki de en iyi yöntem yalnızlığım tam göbeğine oturmaktan geçiyordu. Gerçekten artık yalnızlığı insan kabullendiğinde ve sadece muhabbet etmekten ibaret bir hayatı göze aldığında hayatın ne kadar boş olduğu, onu ne kadar saçma salak yaşarsan zevkinin katlanacağı inancı yer etti. En boktan espirilere gülmeyerek o koruduğumuzu sandığımız kişiliğimiz ya da cool tavrımızın hiç bir önemi yok.

Zaten insan kasıntı hareketler içerisinde ömrünü tamamlayacak saçma bir yaşam içerisinde mutlu olduklarını zannediyorlar. Sürekli utanç korkusuyla geçen bir yaşam yerine hiç kimsenin umrunda olmadığı, saçmalıklardan korkulmayan bir yaşamda güzel. Kimse ne düşünür ya da beni beğenir mi derdin yok.

Ben zaten hep kendi sevdiğimi yapan biri olarak yaşıyordum. Fakat yaptıklarına anlamlar yüklemek biraz uzun süre içerisinde gerçekleşiyor. Belki de uzun süredir yazı yazamıyor olmam bu yüzden. Genelde mutlu olduğumu düşündüğüm ve bolca hayal kurduğum zaman çerçevesinde buralara yazamazdım.

Bu sefer biraz daha farklı. Hiç bir şeyi umursamıyorum ve gittikçe artıyor.
Çünkü bende kimsenin umrunda değilim, olmadım, belki de olmayacağımda.

22 Ekim 2012 Pazartesi

Olmuyor

Koskoca yazıları hep toparlayamayıp yarım bırakıyorum. Oysa sadece içimi dökmek istiyorum. Bir taraftan işsizliğim devam ediyor, diğer taraftan kendimi iyiden iyiye işe yaramaz hissetme dürtüsü tetikleniyor. Şu koskoca hayattan sadece biraz ilgi bekledim. Ama klasik sözümü peşi sıra kendim söyledim. "Olmayınca, olmuyor galiba"

Sanırım ben hiç bir zaman ne doğru yerde olabildim, ne de doğru zamanda.

7 Ekim 2012 Pazar

Yazacağım

Yazıları toparlıyorum, kafamı ise sadece toparlamaya çalışıyorum. Ruh durumu her zamanki tek başınalığı sürdüyor. Eğer izin verirse bu beden yazacağım aklımdan geçeni.