31 Ağustos 2012 Cuma

Colour Haze - Love

Kelimelerle tarif edilemeyecek güzellikte. Uçmak gibi birşey.
Galiba ömür boyu bu şarkıyı dinleyerek yaşayabilirim.

30 Ağustos 2012 Perşembe

Soğuyor

Çok şey var aslında yazacak ama saygı görmüyor fikirlerim. Soğuyor ister istemez.

26 Ağustos 2012 Pazar

Biri saçmalasaydı

İnsanlar kendisiyle konuşmak isteyen insanları bile garip şekillerde ayırt ediyor. Bazen insanın sadece konuşacak birine ihtiyacı vardır. Konuşurken suratına bile bakmak istemezsin. Söyleceklerin ve anlatacakların asla kişileri işaret etmez fakat dolaylı yollarla yaşadıklarını anlatırsın. Hem o kadar bencilce de değil. Eğer karşı tarafta anlatmak istiyorsa dinler insan hem de çok güzel dinler.

Kendi kendime ne zaman konuşmaya değer bir insan olacağımı soruyorum. Benim ki basit bir istekten fazlası değil. Söyleyeceğim şeylerin çok fazla albenisi olmayabilir ya da çok pembe olmadıkları kesin. Fakat ben yalan söyleyemem ve hiç bir gerçekte pembe değildir.

Birilerinin benimle saçma şeyler konuşmasını çok isterim. Saçma gelebilir ama öyle, sebebi ise bir insan saçmalamak uğruna konuşuyorsa o kişi iletişim kurmak istiyordur. Ben hep saçmalayan taraf oldum ömrüm boyunca hatta sonra saçmaladığımı söyledim ama hiç taktir görmedim. Tabi takdir görmek için yapmadığım bir gerçek ama insanın çabasının görmezden gelinmesi gerçekten kötü bir histir.

Bazen seven birinin bile olmaması hafif kalır. Etrafınız da konuşabileceğiniz insanların olmadığı zamanlar olmadıysa boşverin zaten hiç birşey anlamanız mümkün değil.

19 Ağustos 2012 Pazar

Bayram

Her ne kadar bayram bizi vurmadı demiş olsakta günün adı bayram ve herkese iyi bayramlar!..

17 Ağustos 2012 Cuma

Sadece izliyorum

Yalnızlığın büyük bir güç olduğunu insanın anlaması zor değil. Onun sizi bırakmasına imkan yoktur ve onunla yaşamayı öğrenmeniz gerekmektedir. Artık hiç birşey sana daha fazla zarar veremez. Yalnızlığı unutmadığın her gün kaybetmekten de o kadar uzaklaşırsın. Elinde senden alabilecekleri daha fazlası yoktur. Yalnız geldiğin bu dünya da yine kimsenin haberi bile olmadan göçüp gidersin.

Kendi hayallerini yine kendin yaşarsın aslında kimse onları size yaşatamaz ve değiştiremez. Sadece değişen yaşamak istediğiniz kişiler olabilir. Ama istediğinde istediğin şeyi yapmak yalnızlığa mahsustur. Hayatınızdan endişelenen kimseler yoktur. İşin aksi gibi tek kötü yanı da budur. Bazen birilerinin sizin için endişelenmesini istersiniz ama o da genelde yapmacıklıktan öteye gitmez.

Gereksiz bir insan olduğunu düşünüyorsun böyle durumda çok yararlı bir herif olduğumu söyleyemem. Sadece geldiğim gibi yaşamaya çalışıyorum. Bu bile saçma geliyor kulağa aslında çalıştığım filan yok sadece birşeyler dönüyor, ben onları izliyor ve yorumluyorum.

Hayat aslında televizyonda izlediğiniz ve adamın öyle yapmamasını gerektiği hakkında söylendiğiniz anlara benzer. Sizi duyan yoktur ve senarist ne yazdıysa o olur. Umarım senaristim benim için güzel şeyler de yazmıştır.

14 Ağustos 2012 Salı

Tükenmiyor

Sabah ezanı yaklaşırken ben elimde djarum boş boş ne yapacağımı düşünüyordum. Gittim bir kaç yaprak içine kaynar suyu koyarken onun içine de karanfil koydum. O koku seni hatırlatırken herşey buram buram koksun istedim. Tek eksiğim koklarken gözlerimi hareket ettiremiyor olmamdı. Çayın dumanıyla, sigaranın dumanı bir olmuş havada dahi seni görüyordum.

Halen ilk günden farksız herşey, seni tekrar gördüğüm de vereceğim tepkiler her zamanki gibi aynı olacaktır. İnsanın seni görüpte mutlu olmaması mümkün değil. Mantığım bir gün el vermese dahi o deli gibi çarpan kalbi susturmak mümkün değil. Bazı şeyler hiç geçmiyor, insan alışamıyor. Belki de ben alışmak istemiyorum ama bitmiyor, tükenmiyor işte aksine her geçen gün içimdekiler dur durak bilmeden biraz daha güçleniyor.

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Biz böyle yaratılmadık

Yalnızlığın en kötü taraflarından biri dışarıda tek başına yemek yemek zorunda olmanızdır. Birileri gelip zaten muhakkak etrafınızda ki sandalyeleri de toparlayarak kocaman masada sizi daha bir yalnızlaştırır. Sanki herkesin gözü sizin üzerinizdedir. Her lokmada biraz daha huzursuzluğunuz artar. Kafanı asla kaldırmak istemezsin önündekilerle mutlu olmaya çalışırsın çünkü bilirsin kafanı kaldırdığında aslında kocaman bir yerde tek yalnız oturanın kendin olduğunu fark edeceksindir.

Yürürken koskoca caddelerde insanların yalnızlığını örteceğini zannedersin. Etrafa boş boş bakarken aslında tek isteğin bu kadar kişi içerisinde yalnız olmadığını kabul ettirmeye çalışmaktan başka birşey değildir. Bir ara sokağa saparsın biraz da bunalmışsındır. Yürürsün sessizce ama kabul ettirmeye çalıştığın gibi kimse yoktur arkandan ya da etrafında yine tek başınasındır. Ayak seslerin koskoca bir cadde de çınlayarak kulağını çınlatan sesler çıkartır. Aklını kaçırmaya ramak kaldığını düşünürsün.

Kendini dört duvar arasına kapatırsın belki de hiç çıkmayacakmış gibi, hiç bir zaman burada yalnız değilmişcesine sarılırsın eşyalarına, alırsın kucağına gitarını oturur dertleşirsin saatlerce sonra onunda canı sıkılır mızmızlanır kötü sesler çıkartır. Selamını verir koyarsın en büyük yarenini aldığın yerine gerisin geriye, o an anlarsın ki kendini oyalamaya çalışsan da olmuyor, olmuyor işte insan yalnız yaşamak için yeterli donanıma sahip bir varlık değil. Dört duvar geliyor üzerine, sıkışıyorsun, eziliyor ve yok oluyorsun.

10 Ağustos 2012 Cuma

Al herşeyimi

Uğruna herşeyden vazgeçip sana erişsem  koca dünyada tek isteğim bundan ibarettir. Oysa gerçek kimsenin umrunda olmasın sen bile bilme ne kadar yandığımı ama bir melek gibi gezeyim etrafında sana dokunamasam bile hayatımı varlığından habersiz geçirmek kadar azap veren birşey yok. Hayatım boyunca canım hiç bu denli yanmamıştı. Günlerce odaklanma problemi yüzünden özürlü gibi iş yapamadım ama yeniden güçlendim o yollarda bunu da atlattım.

Yaptığım şeylerde şimdiye kadar hep mantık aradım da hiç bir halt değişmedi. Salaklaşmak istedim en ufak bir kelimen için varlığını hissettirecek tek bir kelimen için salak olmak benim için hiç önemli değildi. İsterse herkes desin, bu çocuk delirdi artık ne yaptığını bilmiyor desinler kimsenin ne dediğinin gram önemi yok. Uğruna deli divane olmuşum çok mu?

Her neyse fotoğrafların var ne de olsa hepsini beynime kazıdığım. Sevdiğin şeyler her görüşümde canlılığını koruyan. Onları benden kimse alamayacak nasıl olsa onlar benimle her yere gelecekler. Ben bunlar dahil herşeyi kaybederek ayakta kalacak kadar güçlü değilim. Sen zaten benim diz çöktüğüm o hiçbir anı görmedin istemem de ama sen istersen eğer al bu canı belki bu dünyada değil başka bir dünyada erişirim. Sana verecek en değerli şeyim sadece bu keşke daha fazlası olsaydı.

Amacım ne oyun oynamak ne de rahatsızlık, huzursuz etmek. Senin haberin olmasın uzaktan izleyeyim gizlice bir kaç saniyede yeter. Hem sen benden daha iyi bilirsin böyle şeyleri sen öğrettin bana bunların ne manaya geldiğini üstüne üstlük öğreneceğim daha çok şey var. Ama ne hayattan şans istiyorum ne de senden benim tek isteğim seni görebilmekti fazlası değil.

Tek gerçek

Aslında içimdekileri ben hiçbir zaman ateşe vermedim. Onlar benden hiçbir zaman ayrılmadılar. Öyle inanmıştım, hayat kulağıma fısıldamıştı hiç karşılaşmadığım bir insan ile karşılaştığımı ve haksız da değildi. Hiç şikayetçi olmadan kaderimden yaşadım kederimi, sıkıntımı ama bir gün umutlar bitmek üzereydi. Gerçekten hayal gibi geliyor, gerçekliğini sorgulayıp duruyordu zihnim oysa ki başka bir tarafı diyordu ki bir söz söyledin. Asla umudunu kaybetmeyeceğim, hep o küçük ihtimaller yaşatacaktı, yeşertecekti.

Bir günde hayat değiştiği gibi başka bir gününde tersine dönüverdi. İnançlarıma karşı beslediğim duygular o gün biraz daha perçinlendi. Bittim dediğim yerde doğmak nedir o gün yaşadım. İnsan yeniden doğunca ne yapacağını bilemiyormuş. Hani seni büyüten insanı tanırsın ama onun kim olduğunu söylemezsin ya işte aynen öyle ağızından neler çıkacağını bilemiyorsun. Oturup dua ediyorsun, şükrediyorsun binlerce kez içinde küçücük umutlar yeşertene.

Sadece birine rastlamak için bile olabilecek bütün kıta da dört gözle etrafa bakıp dört dönmek her seferinde aynı heyecan ve özenle asla yılmamak insanı ayakta tutmaya yetebilir. Varlığını hissetmek, onun geçtiği yerlere sinmiş o buram buram kokusunu duyabilmek kadar güzel bir duygudan sıkılmak mümkün olamaz. Ebediyete kadar gidecek bir özlemle en nadide şekilde saklanacak herşey bu hafızanın ve yüreğin içerisinde. Ona başka kimsenin değmeyecek.

Sen yokken insanların suretleri senin suretini aldı kime baksam seni görür oldum. Başkasıyla konuşmam bile söz konusu olamazdı aslında ben hep seninle konuştum. Seni daha çok görüyor ve konuşuyor olmak mükemmeldi. Hayır delirmedim sadece rüyalar, onlara geliyordun. Ben kendi hafızamda bu kadar güzel bir sen daha yaratamayacak kadar acizdim ancak o sen olabilirdin. Sabahları suratımda ki sırıtma ifademin başka sebebi olamazdı.

Çok şey yazılır, bitmez tükenmez ama kelimelerin hiç biri o kıymete ulaşacak değerde değiller. Kıfayetsiz kalıyor işte herşey ötesi yok. Ulaşamıyor hiçbir şey sana ve bendekileri değiştirmiyor. Herşeyin bittiği yerde ise yeni bir başlangıç olmayacak. Çünkü yerin hiç boşalmayacak.

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Indukti - And Who's The God Now?!

Progressive metal tarzın müzik yapan bir grup gerçekten şarkıyı dinlerken düşünceden düşünceye dalabiliyorsunuz. Benim için bu çok önemlidir. Birşeyler dinlerken o dinlediğiniz sizi alıp götürmeli.

7 Ağustos 2012 Salı

Eskiler

Bu aralar Trivium'a feci şekilde takmış durumdayım. Epey olmuştu kendilerini dinlemeyeli ama son albümünü tekrar birşeylerle uğraşırken arka planda açınca çok güzel durdu. Bir iş yaparken arka taraftan gelen kısık sesteki müzik gibi güzeli yoktur derim hep sanki hayatı bir film tadına çevirir. Filmler, hani sonu hep güzel bitenler hayat hikayelerine alır götürür işte o cinsten kareler geçer gözünün önünden herşey bir anda güzelleşir. En kötü günümüz böyle olsun dediğimiz günler olurlar.

Eskileri andık bugün bolca zaten güzel bir günün ardından söylenilecek çok fazla birşey olmaz. Kısa süreli izole mutluluklar ve huzur denilebilir. İnsan hayatın stresi içerisindeyken sofraya yayılmış şekilde beynini boşaltmak gibisi yoktur. O anlar hiç kaybolmasın ister, kimse bir yere kaybolmasın bir kaç dakika daha geçsin ister. Yaşanılanlar en kısa zamanda tekrarlansın.

Hayatta hep monotonluklardan yakınırız ama aslında sık tekrar eden öyle şeyler var ki bizi mutlu eder.