29 Haziran 2012 Cuma

Yalnızlık ömür boyu

İşimdeki son günüm mümkünse en kısa süre içerisinde mevcut olan yerlerin birisiyle anlaşmış olurum.
Bugün yine sordum kendime yalnızlık ömür boyu mu diye.

28 Haziran 2012 Perşembe

Sabır gerek

Bütün gün oturup mal mal ekrana bakmak ve değişmeyen, sıkıcı ortamlar sanırım beni fazlasıyla kısıtladı ki hiç birşey yazamaz oldum. Birşeyler yazabilmek için bazen farklılıklar gerekir ve her bakımdan değişime az kaldığı bir sürecinde içerisinde sabırla bekliyorum.

22 Haziran 2012 Cuma

Son bir kaç

Önümde işkenceden kurtulmaya son bir hafta daha doğrusu bugünü saymazsak son 5 gün kaldı. Bu zorunlu süreçten sonra artık mevcut işimden sıyrılıp yeni yerlere doğru huzur dolu bir süreç geçireceğimi düşünüyorum.

Bu durumlar uzun zamandır kafamı oyalıyordu. Bu süreçten kurtulmakta kısmen moralimi yerine getirecektir. Biraz kafayı dinlemek kime iyi gelmez ki?

20 Haziran 2012 Çarşamba

Democratus

Türk yapımı olan pek çok şeye seve seve destek vermek isteyen bir insanımdır. Hatta beğendiğim Türk Filmlerini kesinlikle sinemada izler. Bir Türk firma oyun çıkardıysa onu mutlaka gidip orjinal alırım.
O yüzden bu süreçte de insanlara destek vermekten hoşnutluk duyarım.

"Democratus" adında yeni bir sosyal medya mecrası yaratılmış.
Aslına bakarsanız benim de çok bir fikrim yok ama denemeğe değer.

http://democratus.com/

19 Haziran 2012 Salı

Yük atayım derken

2 haftalık bir ızdırap dolu süreç artık beni bekler. Bu süreç içerisinde aynı zamanda kararlarımı da doğru yönde vermem gerekiyor.

2 hafta bir şekilde geçer de tek isteğim sonrasında huzurlu olabilmek.

18 Haziran 2012 Pazartesi

Öylesine

Öyle geçiyor günler işte. Yarın büyük gün.
Üzerimden epey bir yük atacağım muhtemelen.

15 Haziran 2012 Cuma

Reklamcı bloggerlar

"Blogun çok hoş. Benim de blogum bu..."
Diye yorum bırakan samimiyetsiz, reklamcı bloggerlar.

Bitmediniz gitti!

13 Haziran 2012 Çarşamba

Eğitim sistemi

Gündemi bloguma taşımak pek istemem ama artık bu duruma dayanamadım.

Öğrencileri resmen el kadar bebek iken okula aldıkları yetmiyormuş gibi bir de tatillerini kısacaklarmış. Galiba bunlar hiç okula gitmemiş o yazın sıcağında artık hiçbir öğrencinin gelmediğini çözemiyorlar. Neymiş efendim 674 saat daha az eğitim alıyorlarmış. Çocuklar 9 ay'lık eğitimde birşey öğrenemedi o 674 saat onları kurtaracak ya peh!..

Gençleri yarış atına döndürdükleri yetmiyormuş gibi bir de üzerine iyice kafayı yedirtecekler.

En başından beri okul yaşamının bu kadar uzun olmasına karşı olan biriyim. Bir genç 20 yaşında diplomasını almış olmalı bana kalırsa. 18-20 arasında stajda dahil olan güzel bir mesleki eğitim ile iş alanına yönelik gerçek bir başlangıçla gençler cesaretlendirilip aynı zamanda teorikte değil pratikte bilgi edinmesini sağlamaları gerek. 20 yaşına gelince de çünkü bir insan hayatını anca oturtur ama bizim insanımız tembel olduğu için 26'ya kadar okumuş babasının çok parası varsa koymaz tabi.

11 Haziran 2012 Pazartesi

Parçalandıkça

Murphy peşimi bırakmadı tabi arayıp bana dönüş yapmadığını hatırlattığım yerden bugün olumsuz yanıt aldım. Bir süre daha çalışmaya devam etmek zorunda gözüküyorum artık nereye kadar giderse.

İnsan böyle zamanlar da konuşacak insan arıyor yanına fazla birşey değil yine hayatında ki herşey parçalanmış bir insanın başka neye ihtiyacı olabilir ki? Biraz da sevgiye tabi ama o tam bir hayal aslına bakarsan.

Fazlasıyla şanssız dünyaya geldim sanırım.

İşsel sıkıntılar

Aslında şunu belirtmem gerekir ki çalışmakla ilgili herhangi bir sıkıntım bulunmamakta. Zira insan çalışmayınca evde otur otur sıkılmaya başlıyor ama insanı bezdirecek bir yerde çalışmakta resmen canıma tak etti artık dedirtti gün itibariyle.

Malum yıl sonuna daha 6 ay var ve pozisyon açılması için ortalama bir 4-5 ay gerekiyor. Genel de bütün giriş çıkış dönemi bu sezona denk geliyor ve bu nedenle tek tük iş ilanına rastlıyorum. Eğer yıl sonu olsaydı kesin 1 dakika düşünmeden istifayı anında basardım ama işte...

Hakikaten resmen şu yaşadığım özellikle son 1 ay iyice işkenceye dönmüş durumda ki ben mesleğimi yapan hatta mesleğimi severek seçmiş biriyim. Yeni bir iş içinde yine mesleğim olan veritabanı yazılımları üzerinde düşünüyorum ama şuan mesleğini seven bir adam yani ben bile bu kadar soğuduysam varın siz düşünün gerisini.

Dua ediyorum bugün geçen hafta görüşmeye gittiğim yer bir an önce bugün dönüş yapsa alındığımı söylese diye.

10 Haziran 2012 Pazar

Zaman geçtikçe

Her gün biraz daha karanlığa gömülüyorum. Yine lanet eder oldum yaşadığım her güne, dinlediğim şeylerle bile var olamadığım bir dünyadayım. Kaç kişi dinler ki benim gürültülü şarkıları mı?
Yazamayacağım bugün öyle uzun uzun yemin ederim gücüm yok artık dizlerimin üzerine çöktüm bekliyorum.

9 Haziran 2012 Cumartesi

Ben karanlık adamıyım

Ben karanlık adamıyım. Her zaman akşamları daha yaratıcı olmuşumdur, daha fazla şey düşünmüşümdür. Hatta bambaşka biri olmak için bile en iyi zaman dilimidir. Güneşin çekilmeye başladığı her süre gün gittikçe güzelleşmeye başlar. Arka fonda biraz haykırış yüklü müziklerle insanı kendinden geçiren bir gün aslında o an başlar.

Bir taraftan hayatta neler için geç kaldığını neleri yaptığını ölçer tartarsın, diğer taraftan bunları tek başına düşündüğünü farkına varırsın. Aslına bakarsan karanlık bir bakıma insanın kendiyle yüzleşme biçimidir ve ondan asla kaçamazsın. Gelir seni her gün bulur. Bazen en büyük huzurun, bazen ise ızdırabındır.

Karanlık demek aslında umutlarının başlamadığı gibi tükendiğinin de en büyük kanıtı olur. Belki bu yüzdendir yaşanılan ızdıraplar ömrün bir gününün daha boşa geçmesi ve insanın bu konuda hiç birşey yapamaması.

Hayır bir insanın hayatı uğraştığı şeylerle asla dolmaz.
Bir insanın hayatını anlamlı kılan şey sadece başka bir insanın fikirlerine ve yaptıklarına değer vermesinden başka birşey olamaz.

Bu karanlık bir gün beni gömecek biliyorum.

7 Haziran 2012 Perşembe

Bok var

Evet yurtdışın da kesin bok var. Herkes birer birer gidiyor. Bir bok olmasa gitmezler çünkü. Açık ve net siktirin gidin. Arkanıza bile bakmayın. Bu kadar.

1 Haziran 2012 Cuma

Geç kalmak

Geç mi kaldım bilmiyorum ama benim için artık bazı şeyler için geç değil çok geç kaldığım düşüncesi sarmaya başladı. Karşılacağım pek çok durum beni muhakkak derinden etkileyecek ve şikayet ettiğim şeylerle muhakkak işin bir yerinde karşılaşacağım. Sırf bu yüzden ileride pişman olacağım bir hareket yapmaktan korkmuyor değilim ve yine her haltı zamanın göstereceğide aşikar.