8 Eylül 2012 Cumartesi

Rüyalar sarar

İnsan beyni kendisiyle sürekli uğraşıp dururken artık bir an olsun rölantiye almak isteriz. Her zaman bitmek bilmeyen sorunlarımız yoktur ya da kafanızı yastığa koyduğunuz taktirde tüm bunları silecek biri vardır. Evet, hayatı kendi başına geçirirsen sürekli kendinle uğraşıp dururken belki de yapmak istediklerine bile vakit ayıramazsın. Her ne yapıyorsan kafanın basmadığını hissettiğin o büyük buhrana düşersin. Yapacaklarını bildiğin halde, beynin bir sonraki adıma geçemeyecek kadar yüksek hızda dönüyordur ve büyük patlama gerçekleşirken, akan yaşlar yangını söndürmeye çalışır.

Fikirler sıcak havada vuran soğuk rüzgarın vücutta yarattığı etkiyi yaratırlar. Önce üşüme başlar daha sonra her rüzgar vuruşunda artık sıcak hava vuruyormuş gibi ısınırsın. Biz buna olan biteni kabullenmek deriz. Kendini değişmeyecek şeyler uğruna yıpratmak yerine kabullenmek kimi zaman tamamen bir teslimiyet yaratacak olmasa da olan bitenin mantık çerçevesinde aslında ne kadar gereksiz olduğu kanısı sarar. Anlık huzurlara açlık duyan beden kabullenmenin sıcak kucaklaşmasında ısınır, biraz olsun hayata yeni kapılar açabilmek için tutunurlar.

Herşey büyüyüp olgunlaştığında, seni en sessiz yerde, gece yatarken yakalarlar. Olmadık bir sürü eski hesap patlar kafanın içerisinde, bir taraftan da gelecekte yapmayı düşündüklerinden ziyade yapman gereken fakat ertelediklerinin huzursuzlukları kaplar. Gerçekten neyin doğru ya da eğri olduğunu ölçüp biçmeye kalkarsın. Kafanda bağladığın sonuçları zamana bırakmak istemez hemen gerçekleştirmeyi umut edersin ama yine elinden birşey gelmez. Tek çare kalır tüm bunlardan geriye o da uyumaktır. Belki de yarın güzel bir güne uyanabilirim ümidiyle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder