21 Mart 2012 Çarşamba

Tecrübeler

Biz insan olarak doğru şeyler yaptığımız gibi yanlışlarda yaparız. Bunların bir kısımı kendi seçimlerimizdir, diğer kısımı ise farketmeden yaptığımız hatalardan oluşur. Bazen insan ne kadar hata yapmamak için uğraşsa da bir o kadar hata yapar. Aslında bu her zaman gözüktüğü kadar kötü değildir. Çünkü insanlar en çok hatayı yeni birşey denemeye çalıştığında yapar. Sadece önemli nokta deniyeceğin şey hakkında iyi bir analiz yapabilmekten geçer. Şıkları iyi belirlemek en kötü ihtimal ile ikinci sıçrayışta sonuca ulaşmak gereklidir.

Kendi yaptığımız hataların bedelini hep öderiz. Bir çoğumuz belki bıçağı yanlış tuttuğumuz için parmaklarımızı kesmiş olabiliriz ama bir daha ki sefere öyle tutmamak için aynı acı hissi yaşamamak için tutuş şeklini değiştireceğiz. Yanlışlarımız bizi doğruya götürür fakat önemli olan bizim gerçekten doğruyu bulmayı isteyip, istememizdir.

Hepimizin tam herşeyin süper gittiğini düşünürken şimdi içine s*çtım tarzında yaşadığı hissiyat kesinlikle vardır. Sonuçta hayat uçsuz bucaksızdır ve kendini bir şekilde yeniliyorsan elbet bir noktada takılacaksın. Burada önemli olan ise karşında ki insanın bunu görüp seni tekmelemesi değil. Herşeyden öte insan olduğunun bilincinde olması ve sana bunun normal birşey olduğu konusunda vereceği destektir. Tabi insan afedersiniz eşşek değilse tekrar etmez ve işte gerçekten o iş artık tecrübeyle sabittir.

Bazen herşey tecrübe değildir. Yani büyükler hep gençlerden daha iyi karar veremezler ama söyledikleri bir çok şey elbette ki doğrudur. Eğer genç biri büyüklerin söyledikleri şekilde davranmaya başladıysa işte en önemliside budur. İleriyi görmek ve o şekilde hareket etmek her zaman en rahat olanıdır. Çünkü tecrübe hatalardan ve kötü olaylardan oluşur.

Tecrübe edinmek iyi güzelde bazı insanlar tecrübeyle birlikte olayların izlerinide üzerinde taşıma hamallığına giriyorlar. Oysa bu hayatı bir adım ileri taşımaktan çok halen bulunduğun yerde kalmaktır. Özellikle kadınlar bu konularda erkeklere göre çok hassaslar. Bugün öğlen ne yediğini unutsa dahi yaşadıkları anıları hiçbir zaman unutamazlar. Halen hayal dünyalarında yaşadıkları acı tecrübeleri gezdirirken etraflarında bulunan insanlara pek çok zaman farkında olmadan da zarar verirler. Oysa karşındaki insanın bu konuda hiçbir şey yapamayacağını bildiği halde bu her defasında yapılır.

Hayat bu kadar kısayken yaşanılan kötü olayları göz önünde bulundurarak onları devamlı irdeleyerek niye mazoşistçe bunların arasında kendini bulduğunu söyleyerek gerçekten hayatını berbat etmediğini, belki de önünden geçip giden binlerce şeyi es geçmediğini söylemek. Her geçen gün matah bir haltmış gibi kendini yemek bunu değiştirmek asla bu kadar zor olmamalı. İnsan bunu isterse elbet iradesi ona yardımcı olacaktır ama artık mazinin kimseye yararı olmadığını ve hayatını kendi elleriyle mahfettiğinin oysa isterse göreceği güzel günlerinde olduğunun bilincine bir şekilde ulaşması gerekir.

Oysa bilsek ki 3 ay ömrümüz var. Hangimiz herşeyi bırakıp ölmeden önce istediğimiz herşeyin peşinden koşmak istemeyiz ki?

O zaman birde şöyle düşünelim.

Hayat tek günden ibarettir o da bugün.

2 yorum: