23 Şubat 2012 Perşembe

Bir garip gidişat

Yazılar benden çıkıp gittikten sonra pek çok zaman şaşkınlıkla bakarım. Yazdıklarımın bana ait olduğunu bilmem, benden çıktığını idrak edebilmek garip birşey. Oturup birşeyler yazmaya kalktığımda asla kafamın içerisinde birşeyler yokken binlerce kelimeyi boş bir sayfaya dökmek kendimi birşeyler yazmaktan çok sihirbaz kılığına büründürdüğünü düşünüyorum.

Ben hiç yazmak için ekstra çaba sarfetmedim. İlk yazılarım bir hayli ateşli oldu. Gözümün dönüp ağır eleştiriler yazmışım. Uzun zaman oldu yazdıklarıma bakmayalı ve aslını söylemek gerekirse daha öncede sadece bir kere şöyle ufak bir geri dönüş yapmıştım.

Arkama bakmadan bir yolda gidiyorum. Geçmişte hatalar yaptığımdan ya da kötü şeyler olduğundan değil. Benim kabul ettiğim yaşam şekli hep önüme bakmaktan ibaret. Arkaya bakmanın bana birşey kazandıracağını hiç bir zaman düşünmedim. Sadece tecrübelerim sırtımda ki çantamda ve onlar bana yeter.

Bir gece burada ki tüm yazıları okuyabileceğim birisiyle oturmak isterdim. Koca bir hayatın yazılara dökülmüş garip tarifi, eleştirileri, övgüleri, yargıları kısacası hayatın kendisi. Bir kere daha yaşamak için değil asla ama belki kendini yeniden tanımak.

Karar verdim belli bir süre önce daha doğrusu çokta kendi irademle geliştiğini söyliyemem ama kötü şeyler yazmamam gerektiğini düşünen birileri var ve ben ona uyacağım. Çünkü uzun süre sonra nefes aldıysam bunu ona borçluyum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder