24 Ocak 2012 Salı

İşte hayat böyle ilerliyor...

Herşey yorumlanamaz birer karmaşadan ibaret hale gelebilir hayat bir çok zaman tükenir kelimeler dona kalır insanoğlu zihni durmak bilmeyen bir alemin içerisinde kaybolurken adrenalinin farklı tadını hissedersin kurutur ağzını dilini umarsızca koca damacanayı kaldırıp son damlasına kadar içesin gelir. Belki bu yangın yerini biraz olsun söndürür diye düşünürken aslında suyun alevlere kattığı oksijen tam tersi reaksiyon gösterdiğinde bütün bedenini teslim edersin.

Sadece boş boş bakarsın kafandakiler beyninin içerisinde yankılanıp durur. Ağzından ise ne çıktığı bilinmezdir. Oysa ki kafanın içerisinde dönenler senin düşüncelerin olmaktan çıkıp karşındakinin beyninde dönüp durmasını istediğin şeylerin ikili tiyatrosunu yaşamaktan ibaret şeyler, işte tam o ara çenen kapandığında beyninde ki o sahnenin de perdesi kapanmış olacak.

Müptela gibi içine çekerken karanlı dumanı mutsuz bedeninde oluşan gölgenin içerisinde huzuru aramaya koyulmuşken çözmeye çalıştığın duygu durumun içerisinde perişan şekilde sürüklenip bilinmeze doğru ilerlerken aslında başından beri hep aynı yerde dönüp durduğunun farkına varıyorsun. Bir iki yumruk savuruyorsun ama olmuyor yıkılmıyor o duvarlar nafile demeden ayağa kalkıyorsun üst tarafta sızan bir ışıktan güç alıp yetişmeye çalışırken yorgunluk gelip çattığında oturup dinlenmekten başka çaren kalmıyor.

Dönüp dolaşıp çıkacak, kaçacak yer bulamayan kalbin perişanlık izleri dört bir yana lekelerini bırakmış belkide değişmeyeceğini bilse de elinden tek gelen şeyi yapmaktan kendini alıkoyamıyor. En güzel durduğu yerde öylece kalakalmaktan başka bir çabası olmadan oradan oraya yuvarlanan duyguların kendine karanlık bir hurdalıktı yer bulacağı belki de belliydi ama sonuçta oradan bir kere çıkabildiysen bir ışığın uğrunda gitmek hiç aptalca olamazdı.

En güzel şeylerin hiç olmadığı bir dünyada geriye gelmesini bekliyeceğin birşey de olamaz. Zemin kattan aşağı doğru çakılma yaşama ihtimalinin hiç olmadığı basit bir matematikten ibarettir ki bunu görebilmek düşülenin aksine zordur. Basit birşeyi gözler önüne serildiği taktir de gördüğünü söyleyecek sürüsüyle insan varken önemli olan içerisinde buluğunduğun kapalı alanda nefes alamıyor olmanın hissedilmez gerçekliğini bir yerinden yakalanmasıdır.

Ruhun içerisinde dönen eski küllerin içerisinde kendine yer edinmenin aksine salt bir geçmişten ibaret bütün olan biten adeta hafızasını tamamen yitirmiş birinin geçmişi adına hiçbirşey bulamadığı her dakika kahrolmasına benzeyen bir durum. Kötü gözüken takılıp kalınan noktalar aslında bir insanı hayatta mutsuz etmekten çok onu hayata bağlamaya yaradığının keşifi içerisinde olmak sanırım durumun iyi açıklaması olacaktır.

İşte hayat böyle ilerliyor...

4 yorum:

  1. demek ki yazamamana sebep benmişim. Artık yazıyorsun, ne mutlu.
    Feraşe.

    YanıtlaSil
  2. Aman diyim. Hayat, karmaşık çok. Çok güzel betimlemişsin, ama rahatla biraz.

    YanıtlaSil
  3. Aslında hep rahatım ama bazı şeyler rahatlıktan öte

    YanıtlaSil