31 Ekim 2011 Pazartesi

İnsan kendi kendine zarar verir

İnsana aslında en çok yine kendi zarar verir. Her yeni düşüncede insan kendi içini kemirir durur. Kafanın içerisindekilere ne sen, ne de başkaları "yapma!" diye söz geçiremez. Bu biraz zamanın katkısıyla ortadan kalkıcak birşeydir. İnsanın alışkanlıkları nasıl zamanla oturuyorsa bu kontrol alışkanlığıda zamanla edinilebilir.

İnsan hep kendine söz geçirme konusuna geldiğinde aciz hisseder. En büyük sebeplerden biri nereden başlayacağını bilememektir. Sonuçta düşünce denen şeyin kontrolünü pratikte tek şekilde kaybedebilirsiniz. Ya kafanızı uyuşturacak birşeyler almanız kısa süreliğine yeterli olabilir.
Fakat bu düşünülenin aksine daha fazla kontrolsüzlüktür.

Ayrıca şöyle bir gerçek vardır ki bunu çoğu kişi bilmez. Sen birşeyi yaşamak istiyorsan gerçekte yaşamasan bile bilinç altın bazı şeyleri rüya esnasında gerçekleştirerek seni tatmin eder. Yani kafanda birşey ürettiyse gerçekte olmasa bile beynin onu eninde sonunda yapar.

Bu durumların tamamından kurtulmanın en iyi yolu beklentiler, hayat analizi gibi şeyler gerekir.
İlk örneği beklentiler üzerine verirsek durum aynen şu şekilde gerçekleşir.
Dar bir yola girmek üzereyken sizden daha önce girmiş birini görür ve geri çıkarak onun yoldan çıkmasını beklersiniz. Fakat çıkan kişi size bir teşekkür bile etmemiştir. Eğer teşekkür için bu işi yaptıysan artık sadece çıkarların işin birşeyler yapmaktan vazgeçmen gerekiyor demektir. Çünkü bu tip beklentiler çoğu zaman günün ortasında başına kötü bir olay gelmişçesine negatif etkileyecektir. Daha sonra vücudunun bundan etkilenmesi sonucu bir sürü sakarlıklar oluşur ve insanlar bunu bütün işlerin ters gitmesine yorarlar. Ama bunu kendinin yaptığını bilmez.

İşte burada da devreye hayat analizi giriyor. Bir insanın hayatını analiz etmesi o kadar önemli birşeydir ki, hayatını yeniden inşa etmene, kendini sürekli yenilemene yardımcı olur. Kendini eleştirmek, ne yaptığını görüp aslında bunun mutlu olmak için doğru bir adım olup olmadığını sorgulamak. Ağladığında bunu ne için yaptığını ve bunun bir işe yarayıp yaramıyacağını sorgulamak insan hayatında hem yanlışları pozitif yönde döndürmek, hem de olayların farkındalığıyla yaşınılanların daha metanet ile karşılanabilmesini sağlar.

En önemli şeylerden biride konuşmaktır. Sadece bir defa konuşup olayı atmak. Bunlar için hayatta biraz da disiplin gerekli. İnsanın kendi kurallarını koyabilecek, kendi çizgilerini belirleyebilecek olgunluğa sahip olması gereklidir. Sigara asla sağlığa zararlı ama içiyoruz gibi bir iradenin ürünü olmamalı. O çizgi bir gerçeği ikiye böler. Birşeyi ya kullanırsın ya da kullanmazsın. Çünkü hayat hiç bir zaman sana belki seçeneğini sunmaz.
Kullanırsın / kullanmazsın,
seversin / sevmezsin,
kazanırsın / kaybedersin,
alırsın / almazsın,
oradasındır / orada değilsindir...

Meğer hayatım

Seneler önce planladığım gibi ilerliyormuş. İlk alacağım maaşa kadar her şeyi doğru hesap etmişim ve ben bunu bu sabah yolda yürürken farkettim.

30 Ekim 2011 Pazar

Yoğun çok yoğun

Bu aralar çok fazla yoğunum, gerek iş, gerekse yabancı dil alanında. Bunların üzerine aöf ile microsoft sertifikaları girince bir hayli yoğun bir tempo oluşuyor. Kafam mavi ekran verip şalterler atıcakmış gibi bakıyorum dünyaya ama en çok etkileyen bunlar değil.

Bu kadar şeye tek başına karşı koymaya çalışmak zor olan, yanında sana destek çıkacak bir elin olmaması tek problem. Çünkü bir çok insan görmek istemiyor ve biraz da salak, salak, salak...

22 Ekim 2011 Cumartesi

İş aramaca

Eğer etrafınızda Veritabanı Uzmanı arayan birilerini duyar, görürseniz haber verin, mail atın, birşeyler yazın buralara.

18 Ekim 2011 Salı

Balığa tuz yakışır

Bugün ki ballı,zencefilli somon balığı deneyimimden sonra balığa kesinlikle tuzun yakıştığını kafam içerisinde tescillendi.

15 Ekim 2011 Cumartesi

Biraz daha farklılık

Şu resmi işlemlerim bir bitsin gidip saçımı punk yaptırıcam. İnsanların bana nasıl bakacağını merak ediyorum.

İnsanlar farklı yaralanabilir

Bir insan ile konuşurken sık sık züürt tesellisi olarak sağlıktan bahsedilir. Hep bulunduğun yerden daha kötüler örnek verilir. Oysa ki karıştırılan çok basit birşey var. İnsan sadece fiziksel manada hastalanmaz. Ruhsal çöküntüler, deprasyonlar, duygu durum bozuklukları, beyinsel aktivitelerin farklılaşması, hormon salgılarının farklılaşması peki ya bunlar birer sağlık sorunu değilde nedir?

Bazen ruhsal ve beyinsel çöküntü fizikselden daha kötüdür. Seni içeriden yer bitirir.

Hayatımda ki boşluklarımı tek doldurma mı sağlayan şeyin müzik olduğunu bir akşam daha yine anladım. Kim ondan daha sadık olabilir ki? Olabilirler ama benim yanımda sadece müzik var ötesi yok, hayatım da karşılaştıklarımın daha ötesi yok, yok işte, yok.

13 Ekim 2011 Perşembe

Dört duvar arasında

Hiç bir çıkışım olmadığı halde sürekli etrafımda dönüp duruyorum.
Sahi dört duvar arasından nasıl çıkılır ki?..

11 Ekim 2011 Salı

Bir insanı canavar yapan

Bir insanı canavar yapan yine başka bir insandır. Bu aslında daha çok ortaya atılan bir tez sayılabilir. Sizin görmediğimiz, bilmediğiniz dünyanın içerisinde çok daha farklı bir arka dünya var. Bunun bir çok sebebini ve neler olduğunun sadece bir kısımını paylaşmayı düşünüyorum. Aslında bu yazının çok daha fazla kitleye ulaşmasını isterdim ama benim ulaşabileceğim kitle gözler önünde. Yine de bu yazı üzerine eğer istek gelirse işi daha detaylı hale getirebilirim.

Boş bulduğum zamanlarda bu konuyu detaylı olarak görsellerle destekleyerek yazmaya çalışacağım. Belki de çok iyi arkadaş olduğunuzu düşüğündüğünüz kişinin gerçekte nasıl biri olduğundan şüphe duymaya başlayacaksınız...

Türk insanı kıçını kaldıramıyor

Bütün yürüyen merdivenleri filan kaldırsınlar. Çok ciddiyim bu konuda.
Zaten 60-65 yaşındaki amcalar herkesten çevik, inip çıkıyorlar, vızır vızır yürüyorlar.
Bizim gençlerde kıçını kaldırıp iki adım atmaya halleri yok.

Bu nasıl bir nesil ?..

10 Ekim 2011 Pazartesi

9 Ekim 2011 Pazar

Yalnızlık ömür boyu olsa gerek

Kimsenin içine sevgiyi koyacak güce sahip değiliz. Tesadüflerin oluşacağı sadece basit bir avuntu, hayat akıp giderken bu koca şehir de gün geçtikçe kayboluyorsun. Kimse seni farketmeden her gün biraz daha ölüyorsun, her gün biraz daha boktan bir güne uyanıyorsun. Hayatta en zor şeylerden biridir kendini kandırmak, özellikle bu o günün diğerlerinden farkını olmadığını bildiğin halde kendi moralini düzeltmeye çalışmak.

Zaman kendini yıllara bir sürü yıllara bırakmış. Ne hissettiğinin acısı tam kabuk tutuyor derken yeniden patlıyor. Her an hayat sana yalnızlığını gözlerinin önüne seriyor. Biraz daha bekle diyorsun kendi kendine az birşey daha şuursuzca, hiç birşey bilmeden. Bilinmeyen birşeyi beklemek olsa olsa delilik olur herhalde ve ben de başroldeki deli.

Ben de herkes gibi mutlu olabilmek isterdim. Fazla birşey değil.
Sadece bir sabaha umutla uyanabilmek,
kafamı gülerek yastığa koymak,
düşüncelerden uyuyamamak,
hayatta destek görebilmek istiyorum belki de sadece.

Bu akşam uyumak istemiyorum, istemiyorum çünkü yarın yine aynısı olacak. Yarını yaşamak istemiyorum.

7 Ekim 2011 Cuma

Ayıptır söylemesi

Bazen adeletini s... dünya diyerek geçesin geliyor.

Five Finger Death Punch - The Pride



"The Pride"

Heyy heyy heyy yaaa [x6]

Johnny Cash
And PBR
Jack Daniels
Nascar
Facebook
Myspace
IPod
Bill Gates
Smith and Wesson
NRA
Firewater
Pale Face
Dimebag
Tupac
Heavy Metal
Hip-Hop

I am
What you fear most
I am
What you need
I am
What you made me
I am
The American dream

I'm not selling out
I'm buying in

I will not be forgotten
This is my time to shine
I've got the scars to prove it
Only the strong survive
I'm not afraid of dying
Everyone has there time
I've never favored weakness
Welcome to the pride

Disneyland
White House
JFK
And Mickey Mouse
John Wayne
Springsteen
Eastwood
James Dean
Coca-Cola
Pepsi
Playboy
Text me
NFL
NBA
Brett Favre
King James

I am
All American
I am
Living the dream
I am
What you fear most
I am
Anarchy

I'm not selling out
I'm buying in

I will not be forgotten
This is my time to shine
I've got the scars to prove it
Only the strong survive
I'm not afraid of dying
Everyone has there time
I've never favored weakness
Welcome to the pride

Since the dawn of time
Only the strong have survived
I will not be forgotten
Welcome to the pride

Heyy heyy heyy yaaa [x3]
Only the strong survive
Heyy heyy heyy yaaa [x3]
Welcome to the pride

I will not be forgotten
This is my time to shine
I've got the scars to prove it
Only the strong survive
I'm not afraid of dying
Everyone has there time
I've never favored weakness
Welcome to the pride

4 Ekim 2011 Salı

Bazen insan kaderine hakim olmak ister

Bazen yetmez hiç bir şey sen ne yaparsan yap. Karşılıksız kalır yapılan tüm şeyler, oysa ki çıkar ilişkisi değildir beklentiler naif şeylerdir. Belki bazen insan biraz daha sevilmek ister ve ilgi görmek. Artık yüzüne kapılar kapanmasın ister. Bazen farkedilmek ister insan, birinin onu çamurun içinden çıkartıp parlatmasını ister. İnsan söyleyemediğinden çok fazlasını söylemek ister ama gözleriyle anlatır, tavırlarıyla, belkide bolca aptallığıyla. Kimi zaman umursamaz davranmanın işe yarıyacağını düşünür ama onuda beceremez. Çok şey değil insan bazen sadece konuşmak ister karışılık bulmak ve sevilmek. Bu dünyada insanı ayakta tutan en önemli destekte olmazsa yaşamak hiç olmadığı kadar zorlaşıyor her geçen gün. Kelimeler birbirine giriyor, günler birbirine geçiyor, her gün aynı boktan güne uyanmak istemiyor insan. Keşke insanların bir nebze olsun düşüncelerini tam manasıyla okuma ve değiştirme gücüm olsaydı. İşte o gün gerçekten kaderimi kendim belirliyor olurdum.

Bankacılardan tiksiniyorum

Herhalde tek tiksindiğim meslek grubu da budur. Çünkü adeta yaşamın en köleleştirilmiş insanlarını görüyorum. Hepsi paranın birer oyuncağı, hele bir de etrafta Napolyon edasıyla geziyorlar ya...

1 Ekim 2011 Cumartesi

Elektro gitar çalmak gibisi yok

İnsanın elleri acısada, ağrısada gitar çalmak gibisi yok. Hele hele hızlı ama duygulu çalabilmek var ya işte o işin süper kısımı.