27 Haziran 2011 Pazartesi

Ben böyle işin

Resmen böyle diyorum. Ben böyle işin ta...
Arkadaş yazılımcı adam rahat olucak, giricek çıkıcak, yapıcak, edicek. Her geldiğimde birşeyleri daha yapamadığımızı yetkilerimizin alındığını görüyorum ve bunları ben yapmayacaksam, ben ne yapıcam? Demeden edemiyorum. Üzerine üstlük bize bu yetkileri sağlayacak kişiler yoğunluktan geberdikleri için acil olarak istediğim hak bile cuma gününden beri beklemede ve benim şuan o veritabanına bağlanıp proje üzerinde uğraşıyor olmam lazımdı ama ben burada oturmuş sıkıntıdan ve rahatsızlıktan bloga birşeyler yazıyorum. Peh!

23 Haziran 2011 Perşembe

Çok sıradan

Çok sıradanlaştı bu aralar ya hep pazartesi oluyor. Hep cuma akşamı gelsede birşeyler yapsam diye düşünüp duruyorum. Bu cuma birşey bulamamanın boşluğunu yaşıyorum şuan. Tam böyle haftasonuna ulaşmanın rahatlığı ile sanki haftasonunu üç gün yaşıyormuşum gibi geliyor adet güzelde oluyor hani.

19 Haziran 2011 Pazar

Sonsuz

Hayat aslında yarına ulaşamayacak kadar kısa. Bir an öyle mutlu olursun, ertesi gün mutluluğu veren çalıp gitmiştir. Sen sebep olmuşsundur belkide istemeden kim bilebilir ki tahmin ettiğinden farklı şeyler olmuş olabileceğini. İnsanlar ön yargılarının esiri bir hayat içerisinde sadece istediklerini elde etmeden yapamıyacakları bir gerçeklik içerisinde mutluluklarını yaşadıklarını düşüne dursunlar.

İnsanların öğrenmesi gereken o kadar fazla küçük noktalar var ki hiç bir kimsenin umrunda olmadığı o hayat dolu şeyler. Olmayanı sevebilmek, sevdiğin şeye dokunamamak, aslında onun ölümsüz olması belkide seninde yok olacağın.

12 Haziran 2011 Pazar

Popüler kültür

Popüler kültür günümüz Türkiye'sinde insanların arasında bir takım kısımı aşalıyarak ve küçük düşürerek bir yere gelme peşinde olan bir topluluğun genel fikrilerinin başında gelir. İlk başta zararsız gibi gözükürler, amaç insanların içerisinde yer edinemye çalışmaktır. Onların gözüne girip bir çok arkadaş edinmek için kolları sıvarlar popüler olmanın peşindedir. Herkes gibi giyinir, herkes gibi hareket eder, herkes gibi aynı şeyleri dinler. Tam bir fabrikasyon gibi şuursuzca.

Hepsi ilgi budalasıdır. Kimisi kendini teşhir ederek bu ilgiyi görür, kimisi kimseyi insan yerine koymadığı için ilgi görür. Böyle söyleyince garip geliyor değil mi?

İnsanların aldatmaktan nefretle bahsettiği bir ortamda nasıl oluyorda bir kişinin yetmediği düşüncesine alkış tutuluyor?

Aslında yazılacak çok şey var ama çok fazla odaklanamıyorum şimdilik...

6 Haziran 2011 Pazartesi

Damacana sporu

Bu sabah olduğu gibi genelde ofise en erken gelenlerdenim ve havalar ısındığı içinde haliyle çok su tüketiyoruz. Durum böyle olunca sebilin üzerinde bulunan o damacan ben her sabah geldiğimde boş oluyor. Ya arkadaş yanında dolu damacana var al tak. Yok kimse uğraşmaz.

Sabah sabah teee sebilin tepesine kadar kaldırda tak o damacanayı, artık çalıştığım dambılları bırakıp 19litre damacana ile çalışır hale geldim.

4 Haziran 2011 Cumartesi

mim 25

Marilyn Curie kadınları nasıl sınıflandırdığımızı sormuş.

Ben hiç bir kadını sınıflandırmam. Kimseyi bir kaba tıkıp, üstünü ön yargılarlar kapatacak kadar çocuk ve düşüncesiz biri değilim. Yapılan genellemelerin hiç birini bir kişiye yıkıp sonra onu bu tarz şeylerle yargılayamayız. Özet olarak bu şekildedir, yoksa uzun uza yazılabilir.

2 Haziran 2011 Perşembe

Moda

Moda denen ve insanları müthiş bir kişiliksizliğe sürükleyen şeyden hoşlanmayan birini bulursam tabiri caizse basıcam nikahı.

Olgunluk derecesi

Olgunluk derecesi kadınlar için düşünce boyutunda bir şey değildir.
Bir kadın bastıra bastıra olgunluktan bahsediyorsa ya Para'dan bahsediyordur ya da kendine Baba (bkz:5-10 yaş fark) arıyordur.