15 Aralık 2011 Perşembe

Karanlık ortam

Yine başladı sıradanlaşan günler geçidi. Aslında rahat geçiyordu günler kafam boş ve huzurlu hatta mutlu olmaya yetebilecek kadar şey tutuyordum avuçlarımda, sonra hızla yürürken farkettim ki aslında elimde bulunanlar aslında katı değil sıvıymış. Her geçen dakika biraz daha azalmış elimdekiler ve tükensede ben halen elimde arta kalanlarla korumaya çalışıyorum sükunetimi.

Kafamın rahat olduğu günleri kâr bilip biraz gezeyim bulursam bir kaç kişi birazda oturup anlatayım istedim. Ama oturduğumda içime oturan şeylerin yerinden kalkmadığını farkettim. Hayatın bana sunduğu gidişatla aslında biraz daha ağırlaşmıştı. Biraz daha boş kafa bir adam olmuştum. Birşeyler anlatıyorum sürekli çenem çalışıyordu ama kimi zaman ne konuştuğumu belki benimde bilmediğim bir hayatın içerindeydim.

Etrafıma bakıyordum şöylece o an seslerin tümünü algılayabiliyordum. Dünya etrafında ot çekmişcesine dönüp, dalgalanırken sesler de net olmasada insanların birşeyler paylaştığını anlamaya yetecek kadar duyabiliyordun. Aslında basit bir kuru gürültü gibi geliyordu ama seni bir olguya bağlıyordu ve o olguyu yaşayan değil yaşatan olmak istiyordum. Fakat sadece kendimi kandırabilecek kadar başarabiliyordum.

Uzatırsın eline ileriye doğru ve kimileri o kadar paylaşımsızdır ki havada asılı kalırsın, öylece durur beklersin. Oysa ki insanlar dışlarına vurdukları şeyleri dahi paylaşamaz olmuşlar. En safı bile sadece savurgan bir istekten başka birşey değil. Aslında hiç biri gerçek değiller koca bir gölge, ilizyon ve sahtelik örneğinden ibaret tüm görünenler. Tüm bu büyülü şeyler akıp geçerken bir an nerede olduğunun farkında olmadığını görüyorsun.

Aslında ne başlayabilmişsin ne de bitirişi yapabilmişsin. Halen iki yollu ucsuz bucaksız iki yolun ortasında öylece kafan önünde düşünüyorsun. Yolların nereye çıktığını bilmediğinden mantığını kullanamıyorsun. Geri dönüşü olmayan bir yerdesin ve tamamen hislerinden yola çıkarak bir yolu seçmen gerekiyor. LANET OLSUN. BEN DAHA FAZLA OYNAMAK İSTEMİYORUM!..

Ses sadece etrafta yankılanıp kulağına yine uğultusu geliyor. Yine yalnızsın ve girdiğin yol ve nereye gideceğin her zaman olduğu gibi umrunda değil. Belki de yol bile yok, her yer karanlık, sonsuzluğa doğru bir yolculuk içerisindesin ansızın.


2 yorum:

  1. harika bir içsel söyleşi olmuş yazın..Şimdi iç zenginliğini artıracak yollar bulamaya kalıyor..sanırım bu kısmı sadece ve sadece seni ilgilendiriyor..bu sorumluluğu aldığında ve yerine getirdiğinde kendi dışındakiler değil içindekiler bitirecek yalnızlığı,sessizliği..iç sesinin coşkusu kendi kendine yetebildiğini gördüğünde işin rengi tam istediğin armoniye ulaşacaktır ...Bir dene seni mutlu edebilecek en çok yapmak istediğine yoğunlaş..mutlu olaya başladığında zaten gerisi gelecektir..:))

    YanıtlaSil
  2. Zaten mutlu olduğuna erişebilmek için önce mutlu oluyormuş gibi davranmak gerekmiyor mu?

    YanıtlaSil