9 Ekim 2011 Pazar

Yalnızlık ömür boyu olsa gerek

Kimsenin içine sevgiyi koyacak güce sahip değiliz. Tesadüflerin oluşacağı sadece basit bir avuntu, hayat akıp giderken bu koca şehir de gün geçtikçe kayboluyorsun. Kimse seni farketmeden her gün biraz daha ölüyorsun, her gün biraz daha boktan bir güne uyanıyorsun. Hayatta en zor şeylerden biridir kendini kandırmak, özellikle bu o günün diğerlerinden farkını olmadığını bildiğin halde kendi moralini düzeltmeye çalışmak.

Zaman kendini yıllara bir sürü yıllara bırakmış. Ne hissettiğinin acısı tam kabuk tutuyor derken yeniden patlıyor. Her an hayat sana yalnızlığını gözlerinin önüne seriyor. Biraz daha bekle diyorsun kendi kendine az birşey daha şuursuzca, hiç birşey bilmeden. Bilinmeyen birşeyi beklemek olsa olsa delilik olur herhalde ve ben de başroldeki deli.

Ben de herkes gibi mutlu olabilmek isterdim. Fazla birşey değil.
Sadece bir sabaha umutla uyanabilmek,
kafamı gülerek yastığa koymak,
düşüncelerden uyuyamamak,
hayatta destek görebilmek istiyorum belki de sadece.

Bu akşam uyumak istemiyorum, istemiyorum çünkü yarın yine aynısı olacak. Yarını yaşamak istemiyorum.

2 yorum:

  1. Herkesin üzerinde bir mutsuzluk hakim. Bazen kendimi çok fazla dibe vurmuş ve çok fazla yalnız hissediyorum. Sonra bu tarz yazılarla karşılaşıp yalnız olmadığımı anlıyorum.

    Acaba sorun bizde mi? Ya da derin yaşadığımız için mi mutsusuz. Yüzeysel yaşayan insanlara baktığında ne kadar mutlular aslında.

    YanıtlaSil
  2. Çünkü onlar soyut yalnızlıklar yaşıyorlar. Seviyorlar, seviliyorlar, ayrılıyorlar vs.

    Bunlar olmadan daha somut bir yalnızlık düşün. Etrafında kimse yok. Çok denemişsin olmasını herkes yüzüne sırıtırken bir anda sebepsiz yere herkes işlerini bahane ederek kaybolmuş ortalıktan sonra bakmışsın ki herkes kendi hayatını yaşıyormuş.

    En çok deli eden dört duvar arasında kalmak. Etrafında tanıdığın birileri yoksa ne yapabilirsin?..

    YanıtlaSil