21 Eylül 2011 Çarşamba

İhtisasta bir yaş daha

Bugün dışarı çıkmak istiyordum çalışmaya başladıkça iyice sıkıldım. Akşam oldu artık dışarı çıkma vaktiydi. Fakat tek başıma çıkmak zorunda kalmıştım ama yinede çıkıcam dedim ya öyle de yaptım.

Yanıma bir kaç hafta önce başladığım djarum dolu sigara tablamı aldım. Hayatımda bir şeylerin yerini doldurabileceğini umuyordum her bir nefesin ama yanılıyormuşum. Fazla geçmeden yaktığım sigara bittikten sonra içmemek üzere topunu çöp konteynerinin içine fırlattım. Zaten sigara içende biri değildim. Sadece bir arayıştı benimkisi ama her zaman ki gibi onda da birşey bulamadım.

Taksime doğru yol aldım. Kısa kollu siyah t-shirt'ümün üzerinde incecik siyah hırkam vardı, altımda ise siyah pantolon ve ayakkabılarım. Bazen böyle olmayı seviyordum çünkü içim nasılsa dışımda öyleydi. Karnım acıkmıştı oturdum dışarıda bir yere siparişimi verdim. Uzattım bir kolumu yandaki tahtaya uzattım ayağımı diğer sandalyenin altında bulunan bölmeye öyle boş boş etrafa bakınıyordum. Yanıma bir amca geldi elinde selpak 50 kuruş diyordu. Düşünmedim cebimde 50 kuruş vardı biliyordum nedense daha fazlasını vermekte o an aklıma gelmedi verdim 50 kuruşu selpağı almak istemedim ama masama bıraktı iyi akşamlar diledi bana akşamımın iyi geçmesini diledi. Ben de tebessüm ettim. Sadece tebessüm edebildim. Fazlasını yapamadım. Biliyordum iyi bir dilekti ama hiçbir şey değişmeyecekti.

Yemeğimi yiyip kalktım biraz yürüdüm herkes kendi havasında ilerliyordu cadde üzerinde yavaş yavaş yolda giderken yağmurda eşlik etti bana, herkes kaçışırken ben yavaş yavaş yoluma devam ettim. Umrumda olan birşey yoktu. Şunun şurasında ne kaldı ki, bir kaç gün sonra bu hayat içerisinde aynı boktanlıkta ki bir yaşı daha doldurmuş olacağım. Her sene olduğu gibi sessizce biraz daha gömülücem yalnızlığıma istemeden.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder