16 Mayıs 2011 Pazartesi

Onlar aslında kaybetmeyenlerdi

İnsanlardan duyduğum kadarıyla ve bu konu hakkında samimi bir tabir kullanmam gerekirse, kadıköyün içine sıçmışlar. Bir çok kişininde bildiği üzere geçtimiğimiz haftalarda "Kaybedenler Kulübü" adında bir film vizyona girdi. Ben de dahil olmak üzere izledim, üstelik sinemaya giderek. Yeri geldi güldürdü, yeri geldi düşündürdü ama bolca deşarj amaçlı dönebilecek en saçma muhabbet dönüyordu. Zaten geyik yapmak dışında pek bir amaçları yoktu.

Peki bunu gören Türk gençleri boş durur mu efendim? Tabi ki hayır. Hemen soluğu kadıyköyde almışlar.
Mete kimdi? Kaan kimdi? hiç sormuşlar mı? Herkes film diyerek geçti. Nasıl burununun doğrultusuna radyodan bile para almayarak yaşar bir insan? Filmin başlığı gibi içerisinde de göreceğiniz üzere herşey koca bir acitasyon üzerine kuruluydu. "Bir an yalnızlıktan öleceğini" sanan bir insanın evinde kadınların ilişkiye girmek için kuyruk olduğunu bilen var mı içinizde?

İkiside zamanın gayet paralı abileriydi ki halen durum pek değişmiş gibi gözükmüyor. O kadar parayı nereye harcıyacaklarını şaşırmış motorlarına atlayarak yapabildikleri en iyisini yapıyorlardı. Geziyorlar, tozuyorlar, eğleniyorlar.

Aslında sırf gençler içinde değil bu konu yaşı ilerleyip halen bu sene yaz beyaz moda diye gidip elindeki telefona kadar herşeyi beyaz alan kişiliksiz asalaklar mevcut sırf etrafında biraz daha popüler olmak amacında, biraz daha egolarını tatmin edin. Ondan sonra şu soruyu sorun neden mutlu olamıyoruz?..

2 yorum:

  1. Aslında o kadar kıza sahip olmak asıl yalnızlık değil midir yani sana göre yalnızlık yanında birinin olmasıysa o elemanlara görede yanlarında hep başka birinin olması

    YanıtlaSil
  2. Buna istersen engel olabilirsin. Ama yalnızsan yanında kimse olmadığından yalnızsındır. Bulamadığından yalnızsındır.

    YanıtlaSil