27 Şubat 2011 Pazar

Fırsat tanınsaydı

Yine her zamanki gibi geçen bir gün daha işte. Yatmadan önce yaptığım klasik balık yağı kapsülü tüketmek işlemini gerçekleştirip sonrasında kafamı vurup yattığım sıradan bir gün. Yine her zamanki gibi biraz gitar çalışıp, biraz bilgisayar başında oturduğum klasik bir gün. Yine bir kaç gün sonra beni bekleyen işler...

Hayatın monotonluğu ya da benim için düzenide diyebiliriz ki aslında çok sıkıcı değil. Küçük programlarını gün içerisinde başarıyla uygulamak insana gereken küçük iç sevincini kazandırabiliyor. Fakat dışarıya adım attığında etrafında dönüp duran şeyler her şeyin düzgün gitmediğini göstererek tam bir yıkıma sebep olabiliyor.

Bir kere bile doğru dürüst gerçekleşmeyen hayaller...

Niye bu kadar az insanla karşı karşıya gelebilir insan? Yani benim bu konuda ki kısıtlayan kırıter neydi ki?
Herkes gibi ben de okullar okudum. İş hayatına dahi girdim. Yetmedi kurs, seminer vs. her aktiviteden yararlandım.

Peki hayat bana bu kadar yalnızlık içerisinde yani bir sürü insan içerisinde yalnızım demek değil. Somut bir yalnızlık içerisinde niye fırsat tanımıyorsun?.. ya da ne gerekiyor bu fırsatı tanıman için?..

Çünkü lanet olsunki ben bütün elimden geleni yaptım ve hep olabilecek en boktan durum oldu.

Ne olurdu bu geçirdiğim berbat 4 sene içerisinde bir fırsat verseydin bana...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder