24 Ocak 2011 Pazartesi

Bir yolculuk daha

Diplomamı bekleten küçük bir ders işim vardı. Bu yüzden de bana küçük bir Ankara yolculuğu gözüktü. Cumartesi okulda lazım olacak diye fotoğraf çektirmeye gidecektim ama saç sakal birbirinde mecbur onu düzeltmem lazım. Aldım elime traş makinesini keserken tık etti birşey makine çalışmıyor. Alla alla dedim fotoğraf çektireceğim sonrasında teknik eğitim almak için gitar kursuyla konuşacağım oradan saat 14:00'da başlıyacak ingilizce kursuma yetişeceğim. Hemen açtım makineyi bir de ne göreyim makinanın piline temas ettiği bir metal kopmuş. Hemen ev de bir bir kablo bulup onu tutturdum, lehim yapmaya vaktim olmadığı için geçici olarak bant ile sabitledim. Evet işimi rahat rahat bitirip çıktım.

Kurs filan derken ev'e geldim bile oradan ne olduğunu anlıyamadan 01:20 de kalkıcak otobüsüm için hemen servisine koştum. Tek koltuklardan almıştım önümde ekran acaba bu yolculukta ne kadar sıkılırım diye içimden geçiriyordum. Önümdeki ekrana dokundum filmleri yenilemişlerdi. Bu durum yolda daha az sıkılacağımın kanıtıydı. Başladım bir iki film izlemeye saat farketmeden 06:00 olmuş bile benim inmeme tam olarak 1 saat 20 dakika kalmış. Biraz gözlerimi dinlendireyim aksi takdirde sınavda mal gibi olacağımı düşündüm. Tabi nerede o rahatsız koltuklarda dinlenmek.

Otogardan Ankaray'a indim. Klasik öğrenciysen şu iki karttan biri olacak yoksa vermem diyen suratsız memur vardı. Kısacası Ankara'da indirimli kartdan faydalanabilmek istiyorsanız Ankara'nın öğrenci kartını taşımaya mecbursunuz. Neyse beşevler de indim ve bir simit evine girerek kahvaltı ettim. Sabahın 7'sinde otobüsten inmiştim ve her yer bomboştu. Yalnız kalmak isteyen insanlar bu saati kesinlikle değerlendirme dedim kendi kendime. Oturup kahvaltımı yaptım ve sonrasında kahve içmek için hemen oranın yakınında bulunan starbucks'a uğradım. Hava soğuktu fakat üşütmüyordu. Rüzgarda yoktu çok garipsedim. Her yer bomboş ve sessizdi çıldırtırcasına.

Sınav vakti geldi açtım soruları baktım ilk sayfa vize sorularını yakındı ama diğerleri uzaktan yakından alakalı değildi. Biraz bilgi biraz şans bakalım sonuç ne olacak derken 11:30'da geri dönecektim ama yaklaşık 6 saatlik yolda açıkacağımdan dolayı birşeyler atıştırmam gerekti. Hızlıca birşeyler atıştırdıktan sonra son 5 dakikada rahat rahat yürüyere otobüsüme bindim. Otobüste sabahki uykusuzluğun acısı biraz daha çıkıyor gibiydi ve nasıl olduğunu anlamadığım şekilde otobüste nezlemide oldum.

Öyle işte şimdide ev'de dinlenmece zaten dışarı çıkmak için de herşeyi denemiştim ama hastalık ev'de oturmak için ekstra yük bindirdi. Boş boş dolaşıcağıma otururdum daha iyi.

2 yorum:

  1. tipik bir 'gazi uzaktan eğitim?' yazısı olmuş. attım belki tutar ^^
    gözetmenlerden biriydim ben de.

    YanıtlaSil