15 Aralık 2010 Çarşamba

İç Savaş - 2

Gün ışığı ortaya çıkmadığı halde, sabaha yaklaşan saat nedeniyle vücut üzerinde kıpırdanmalar başlamıştı. Yatağın içerisinde vücut ısısı ile battaniyenin harmanladığı o sıcaklık her yerini kaplamış, kaslarını olabildiğince gevşetmiş durumdaydı. Kafasının içerisinde geceden kalma şeyler dönüp duruyorlar. Biraz olsun rahatlamak adına yeni bir gün ve yeni süprizler için usulca doğrulurdu. Çok geçmeden kış soğuğu dışarıda olduğu gibi evin içerisinde kendini hissettirmekten geri kalmamış olduğunu fark ettirmişti. Aniden bulunduğu yerde zaman durmuşçasına çakılı kaldı. Önünde hayatın her yerinde olduğu gibi iki seçenek; geri dönmek ya da devam etmek karar mekanizması halen yeterince iyi çalışabiliyordu. Mantıklı olanın daha fazla acı çekmeden devam etmek olduğunu sabahın körü olsa da idrak etmesi zor olmamıştı. Yorganı üzerinden sıyırarak doğruldu. Yavaşça çıplak ayaklarının yere temas eden yüzeyi artıyor vücut bütün yükünü ayaklara aktarırken damarlar deriden sıyrılıp çıkacakmışçasına kendini gösteriyordu.

---------------------------------

Bulanık bakışlarla yarı karanlık odayı anlamsızca süzüyordu, içeride bulunan eşyalar bırakıldıkları yerde duruyorlardı. Evde tek başına kaldığı fikri bir an da acı bir fren sesi gibi beyninde yankılandı ama kendine gelip kötü de olsa yeni güne başlamak zorunda olduğunu biliyordu ki, çok geçmeden soğuk havanın etkisi her geçen dakika artıyor, bünye kendisini bu koşula karşı alıştırmak için ufak bir titreme evresi içerisinde ısı dengesi kurmaya çalışıyordu. Bir nebze olsun ısınmak adına çoraplarını giymek üzere elini yatağının yanında bulunan dolabın önüne atarak çoraplara uzandı. Üstünkörü bir düşünce ile çoraplarını dün giydiği ve gün dahilinde sadece evin içerisinde dolandığından halen giyilebilecek kadar temiz sayılırlardır. Küçük temizlik muhasebesinin ardından sıra en sevmediği iş olan çorapları giymeye geldi. Bacaklarını sonuna kadar karnına çekerek çorapları ayağına geçirmek adeta bir tür işkenceydi ama bu soğukta ısınmak adına çorapları hızlıca giyinmesi zor olmadı. Terliklerini ayağına geçirdikten sonra tuvalete doğru gözlerini ovuşturarak ilerlerken odanın kapısında tökezleyerek karşısında bulunan koridor duvarına süratle çarpmak üzereyken bir anlık refleks ile sağ kolunu bir kalkan gibi kullanarak vücudunun kısmen daha az darbe almasını sağlamıştı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder