1 Kasım 2010 Pazartesi

Karanlık


Zaman akıp giderken herkesin yaşamaya gayret gösterirken başlıca basit bir amacı var. Mutlu ya da kimilerine göre sadece huzurlu olabilmek.

Şuursuzca insan bedeni salınırken sokak ortasında o an hiçbirşey anlamayabiliyorsun. Düşünmek aslında amacın olan biteni ama o kadar uçuyorsun ki tek baktığın önünde ki insana çarpmamak. Belki de düzgün yürümeye çaba sarfetmek sadece.

Müzik senin damarlarına işliyorken sadece ayakta tutmaya yarıyor. Adeta narkoz etkisi yaratıyor zihninde o varken birşey düşünemiyorsun, onu duymadığında zaten işlevini yerine getirmiş olduğunu bile algılayamıyorsun. Acıyı dindiremiyorsun hiçbir şekilde sadece uyuşturuyorsun bir anlık. O bile nefes almana yetmiyor.
Akşam karanlığı çökerken güne bir kez daha ne kadar aciz kaldığını anlıyorsun. Aynı oranda soğukluk çöküyor insanın içine oturduğun yerden kalkamıyacağın şekilde kalıplaşıyor soğuktan vücudun.

Oysa ki bu kadar basit birşey, nasıl oluyorda işler hiç düzelmiyor aksine daha da boktanlaşıyor. Gittikçe herşeyi içine alan doymaz bir benlik oluşturuyor.

O hayatı seven, güzel hayatları okuyanlar buralarda ne kadar aciz olduklarını görüp geri çekiliyorlar. Evet o toz pembe gözlüklerinizi kırıyorum, doğruca o pembe panjurlu evlerinize kaçın, durmayın! Yoksa bu hortum herkesi yutmaya hazır.

Aslında giydiğim kıyafetlerin siyah olmadığını benim onları siyaha çevirdiğimi anladım. İnsanlar karanlığımdan korkuyorlar. Yutucağımı sanıyorlar ya da sadece küçük bir depresif ataktan ibaret zannediyorlar. Kim bilir belki de buralara yazı yazarak farklı bir duruş amacı güttüğümü bile planlıyor olabilirsiniz.

8 yorum:

  1. farklı bir duruş için depresifliği yada karamsar tutumu maşa olarak kullanan kişilerle,gerçekten içinden geçenleri yazanlar(ki bu yazı da onlardan)bence gayet de iyi ayırt ediliyor.ben edebiliorm en azından:)
    bence blogun güzelliği bu,içten geçenleri iyi yada kötü mü oldu,yada hangi amaç için yazılmalı diye düşünmeden dökmek.ve bana çok iyi geliyor..

    YanıtlaSil
  2. nette dolaşıp benle benzer şeyler yaşayan birilerini bulabilirmiyim acaba diyordum, yazını gördüm. valla dediklerini bir anda yaşamasamda hepsini yaşadım, bunu yazarken bile karanlığın çökmesinin verdiği o hüzün var içimde. canım çok sıkılıyor. gülüşlerimiz hep yalan olup kayboluyor. gün sonunda bir adım öteye geçemediğini görüp kahroluyor insan. tek bir endişem var, yarından umudumu kesmek.

    YanıtlaSil
  3. @imge
    Evet birilerinin okuduğunu bilip durumunu az da olsa anlayabilmesi ve bunu dile getirmesi çok işin en güzel tarafı.

    @palyaço
    Zaten kayıp etmiş sayılmazmıyız? Şanslar bile geri tepip onlarda bir karanlık topları olarak katılmıyormu o koca karanlık yetmezmiş gibi. Büyütmüyor mu her kararan umut biraz daha.

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. @palyaço
    O güne hiçbirşeyin değişmiyeceğini bilerek kalkmak...

    YanıtlaSil
  6. zaten yaşanılası dünya ya da güzel şeyler roman kahramanlarının başına geliyor genelde,kaçmak için bi hayal dünyası yaratıyoruz mesela ben müzikle yapıyorum bunu,dediğin gibi bi anlık uyuşma,sabah uyandığında hayat bombok devam ediyor.

    YanıtlaSil
  7. @Lethe
    Herkesin başına güzel şeyler gelebilir ama güzel sonuçlanan şeyler genelde masallardadır.

    YanıtlaSil