13 Kasım 2010 Cumartesi

Duraksama

Hayatta genelde duraksayıp düşünme işi olaylar bittikten sonra gündeme gelebilir ya da gelmez. Fakat bunun durduk yere gerçekleşmesi ne içindir anlam verebilmiş değilim. Hayatın boşluğunda görmek kendini, mücadele ettiğin şeylerin azıtıp seni dondurduğu bir an ve bunu sadece beyninize bir kaç tını canlandırabiliyor. Müzik insanın ruh hali üzerinde çok şey değiştirebiliyor olsa gerek ama bu kadar somut olmamalıydı.

Ciddi bir duraksama, beynin bütün çalışan noktalarına sinyal gönderiyormuş ve bu yüzden fiziksel olarak kasılıp donuyormuşsun hissi uyanıyor. Bir şeylere odaklandığını ya da beyninde ne döndüğünü o an içerisinde tezahür etmek gerçekten zor. Ama içeride devam ettiğini farkettiğin birşeyler var, hiç bir zaman diliminde engel olamadığın herkesin elinde bolca savururken senin sadece bakmakla yetindiğin. Oysa ki övünerek etrafa dağıttıkları şeyin ne kadar değerli olduklarını bilemiyecek kadar çok vardı onlarda ve hırsla irkilerek kendine geldin.

Silkelenip bulunduğun ortamı, eşyaları, en önemlisi yaşamını belki de sokakta eve döndemeden önce gördüğün bir kaç kare canlandı zihninde. Hayır! durup düşünmeye devam edemezsin, çünkü bu seni içerisini milyonlarca şeyle doldurduğun o karadeliğe tekrar sokucak ve akşamını boş bir hezeyan ile kapatmak artık bunca şeyin üzerine halen bu şekilde bitmemesi gerekir. Büyümüş olmalısın artık ama herkes bilirki büyümek o kadar da güzel birşey değildir.

2 yorum:

  1. İlk paragrafta yazdıkların tamı tamına sevişme sonrası ne hissettiğim kanka..Sonrasında kısa süreli bi mutluluk, akabinde de Metallica - Unforgiven-I dinlemek yahut silistre..=)

    YanıtlaSil