27 Kasım 2010 Cumartesi

Alev

İnsanlar bazen neye nasıl tepki vericeğini şaşırıyor. Bu sanırım biraz da o an sinir kat sayısının artmasıyla ilgili. İşte bu yüzden oto kontrol sistemimle her zaman kendi içimde boşverip onu hafifletme eylemine geçip boş bir zamanda çıkartıp sinirlenmek kimi zaman daha mantıklı. Çünkü böyle yapmadığın takdirde bilinç altın bir an için onu yaşıyacaktır sen bunu bilinçli olarak yapmasan bile.

Ne zaman şu cumartesileri işlerim düzgün gidebilir. Ben ne zaman gerçekten içten gülebilirim diye düşünüyorum. İşten bunalmış haftasonu tatilini beklerken yine sorduğum soruların yanıtsız kalıcağını, aldığım sözlerin geçmiyeceğini ve hiçbir cevap alamıyacağımı biliyordum, hazırdım. Fakat sırf hazır olmak yetmiyormuş...

Hep birşeyi yanlış yapıyormuşum gibi geliyordu. Oysa tam tersi gereğinden fazla şey yapıyordum karşı tarafta ki insanın düşünmekte zorlanacağı şeyi çıkartmak kısacası ona süpriz yapabilecek bir sürü potansiyel yaratabiliyor insan. Sonra oturup kendi kendine strateji oyunu oynamaktan başka birşey yapmamış olduğunu görüyorsun. Skor sayfanı açıyorsun eksilere düşmüşsün. Kendi madenlerinden de yollamışsın.

Havada uçuşan bir sürü kağıt daha da hızlanıyorlar biraz daha fazla ve bu koku, bu yanık! kokusu. Herşey alev almaya başlıyor ve yavaş yavaş yağmur formunda düşmeye başlıyorlar.
Kaçan kendini kurtarıyor.

4 yorum:

  1. yağmurun altında kalanı anladım da kaçanı cidden merak ettim?

    YanıtlaSil
  2. Yağmur altında kalanda benim kaçıp kendimi kurtaranda.

    YanıtlaSil