2 Ekim 2010 Cumartesi

Yaşam devam ederken...

Sabah olmuştur, evdekiler çoktan uyanmış kahve eşliğinde bir sohbet ve sonrasında kendini koşuşturmaya bırakıcak saatlere hazırlık yapmaktadırlar. Gözlerin kapalı zihninin yarısını yaşama bağlamış gerisiyle halen yanağının yarısı yastığın üzerinde hayal kurmaya devam edersin. Miskinliği atmak artan ses ile birlikte çabuklaşır hale geliyor ve işte kalkıyorsun ayağa.

Yapılan ilk hamle genel de canavarımın düğmesine basarak elimi yüzümü yıkamak üzere tuvalete gitme eylemi oluyor. Şöyle yüze, göze bir su tutup saçı başı hafiften topluyorsun ve artık kahvaltı faslına hazırsın diyeceğim ama saat 12 olmuş ve birazdan öğle yemeği yenilecek. Onun da pratik çözümü maksat ağızda ki pası silme amaçlı küçük bir bardak çay ve yanına bisküvi türevi atıştırmalıklar. 30dakika ile 1 saat arasında değişen bir süre zarfı sonrasında kendinizi öğlen yemeği yemek üzerine sofranın başında buluyorsunuz. Hayat devam ederken beşeri ihtiyaçlarını göz ardı edemiyorsun sonuçta.

Belki birşeyler karalamak üzerine tekrar geçiyorsun bilgisayar karşısına ve hapşuuu, hayır yine hasta olamam daha 3 gün önce tam tamına hastalığı at... hapşuuu, hapşuu, hapşu,hapşu. Hemen bir ilaç almalıyım, su nerede? Tamamdır. En azından halen senenin virüsleri vücudumda dolaşıyor olmalı. Sıcak birşeyler de içeyim her ne kadar hasta olacaksam bu saatten sonra iş'e yaramıyacaksa da mantıksal bir tatmin yaratıcaktır bünyem de. Şimdi bakalım nelerden alıp karıştırabiliriz? Hmmm temel olarak ıhlamur, biraz adaçayı, nane ve bir adet karanfil. İşte oldu demlenen çayın içine biraz da limon. Hoş bir tat ve içi biraz rahatlatıcak eylemi de bitirdik.

Biraz gitar çalışmaları yaparken şarkının unutulan notaları üzerine yeniden bir göz atma çabasına içine girerken kapının çalması ile ortaya çıkan bir eşya taşıma işlemi. Bu dünyanın ameleliği bitmez arkadaş çok eşya iyi değil düşüncesini şiddetle desteklememe sebebiyet vermeye devam ediyor. Hafif vücutta ağrıma ile koltuğa tekrar yapılan bir yaşlı oturuşu. Kapının bir daha çalınması sonucu komşunun açıp toplayamadığı prizi toplayıp geri iade etme işlemini de üstleniyorsun. Yazı yazıcaktım ben şimdi ne karalıyayım diye düşünürken akşam saatlerine yaklaşılmasıyla yemek için patates doğrama işine girmek. 1,2...5 yeter bu kadar. Girilen asker psikolojisi iş'e koyuluyorsun. Patates ve bıçağın ele geçmesiyle ilk patatesten sonra yakalanan alışkanlık ile ikinci patatesin kabuğunun daha ince soyulmakla devam ediyorsun bitirene kadar.

Koskoca ev de geçirilen bir gün daha sona eriyor. Devam eden yaşam tantanasından nasibi bolca alınmış, bana halen doğru değerlendiremediğim ve geriye dönüşü olmadığı için önümde ki günü biraz daha iyi değerlendirmeyi düşünmekten başka birşey bırakmayor gibi. Şuan bunları karalamaya çaba sarfaderken bile gözümüz de değeri kalmamış zamanı harcadığımı düşünüyorum ama atladığım, yarının daha iyi geçmesi için el de edilen en iyi vakiti tüketiyorum.

3 yorum:

  1. "Patates ve bıçağın ele geçmesiyle ilk patatesten sonra yakalanan alışkanlık ile ikinci patatesin kabuğunun daha ince soyulmakla devam ediyorsun bitirene kadar."
    anlatım bozukluğu olsa da (:P)
    bu tespit çok güzel.
    ayrıca de/da bitişik abicim.

    YanıtlaSil
  2. Devrik cümle alışkanlığı işte =)
    de/da için ise Peki! diyorum.

    YanıtlaSil