7 Eylül 2010 Salı

Reklamlar her yer de

Çok güzel bir başlangıç yaparak blogtan yeni bir kayıt açacağım yer de gmail'imin posta oluşturuna bastım. Tabi yazıya başlamadan ne yaptığımı idrak ettim. Fazla yaşamam herhalde zaten bu gidişle de =) Sırf buraları ihmal etmemek için bir yazı çıkartmalıyım diye düşündüm düşündüm bulamadım. Halbu ki geçen günler de düşündüğüm reklam olayı vardı. Evet onlar her yerdeler.

Dikkat ederseniz ben blogum da çoğu yazıma resim bile eklemiyorum. Bir nevi bu da reklamın bir parçası çünkü ve açık konuşmak gerekirse bir çoğunu çok anlamsız ve saçma buluyorum. Tabi bu resimlerin de farketmediğimiz bir alt reklamı var. Ne mi? Tabi ki DSL-R makineler. Zaten herkesin son zamanlar da almak için can attığı makineleri bilinç altından biraz daha körüklüyorlar.

Reklam öyle birşey oldu ki kimi zaman taksilerin üzerinde, gazete bayilerin de, duraklar da, sinemalar da ve daha nice sayılabilecek yerler de. Bunların gözümüze sokulduğu yetmezmişcesine bir de maillerimize ve telefonlarımıza kadar zorla enjekte edilmeye çalışılan reklamlar. Bunlar artık o kadar sıkıcı bir boyuta gelmeye başladı ki bir yerden sonra, hele üzerine bir de tahammül edilemiyecek şekil de bir reklam yapılmışsa aman aman diyorum.

Bizim bilinçsiz tüketicimiz de saolsun bunlara davet çıkartıyor iki reklam gören ne aldığından bile habersiz insanlar dolu heryer. Bu kadar mı kolay kazanıyorsunuz sizler parayı? Eğer sorunun cevabı evet ise zaten sizin için bu çokta problem değildir ama sektörler de bu tüketiciler yüzünden saçma politikalar izlemek zorunda kalıyor ve bundan en çok zarar gören her zamanki gibi üst düzey kullanıcılar ve bilinçli kesim oluyor.

Niye alıcağımız bir ürünü araştırmayan sadece kulaktan dolma bilgilere ve reklamlara güvenen bir milletiz? Gerçi sokakta wayfarer gözlükler ve converse ayakkabıları gördükçe sorunun cevabını bulmak pekte zor olmuyor. Herkes hava atmak için en çok bilineni alıyor. İyi ya da kötü, önemli olan egolarını tatmin etmek. O küçük beyninin tek mutlu olduğu şey yine başka küçük bir insan ile uğraşmak sadece.

4 yorum:

  1. Markayı sadece hava atmak için değil rahat etmek için de alırsın ama.

    YanıtlaSil
  2. Buna da dikkat eden biriyimdir. Ama marka demek kalite demek değil. Misal converse. Bunları söylemem Nike, Adidas gibi markaları kullanmadığım manasına da gelmez. Arada ki en büyük fark herkesin giydiği modelden ayırt edilmek.

    YanıtlaSil
  3. Nike kalite için converse marka takıntısından giyilir gibi bi sonuç çıkıyor.

    YanıtlaSil
  4. Nasıl algılamak istiyorsan =)

    YanıtlaSil