28 Eylül 2010 Salı

Nasıl birşeydir

Bu hayat içerisinde bulunmak, bir birey halinde yaşama tutunmaya çalışmak. Hayat tek başına yaşanmıyacak kadar süprizlerle dolu ama konu sadece bu değil elbette, bazen yanında konuşmadan duran biri bile gecenin o loş ışığıyla buğulanmış vaktinde yetiyor. Sanki o zaman içerisinde kulaklarında çınlayan içini saracak bir müzik gibi, huzura ulaştırabilecek bir gitar gibi, ama daha fazlası. Canlı, nefes alan ve düşünebilen. Bazen herşey o kadar hissiyatlı ki.

Bazen hayat öyle bir hal'e sokar ki sizi, biraz boş gözlerle şöyle bir bakarsınız etrafa ve durup mana çıkartmaya çalışırsınız onlardan filozofça. Aslında ne kadar deli işidir bu yapılan, oysa bir arayış belli ki bir boşluğu doldurma çabası insanı buna iten. Yine aynı şuursuz, boş gözlerle etrafa bakıp insanları da tahlil edersin. Kimi zaman imrenerek bakarsın onların gülüşmelerine, bazen ne düşündüğünü bilmek istersin.

Sonra dayanamazsın artık etrafında ki olup bitenlere. Yüksek doz'da kulaklarını çınlatırcasına müzik alma isteği ortaya çıkar vücudunda, müthiş bir enerji açığa çıkar o an. Halbuki olduğun yere çakılmışsındır. Fakat bu başka birşey, yerini hırs ve öfkeye bırakmanın belirtileri. Gittikçe ulaşamadığın şeye duyulan öfke. İnsan bir şeyi isterken aynı zaman da bir o kadar da öfke duyabiliyor olması garip birşey. Ama bu hep onların yüzünden...

5 yorum:

  1. Hep onların yüzünden..

    YanıtlaSil
  2. Karşıt bir düşüncemi bu?

    YanıtlaSil
  3. Hayır. Seninkiyle aynı. Son cümlen de öyle değil mi?

    YanıtlaSil
  4. Evet, fakat irdeleme var gibi hissettim =)

    YanıtlaSil
  5. Hiçbir irdeleme yok. Yazdıklarına katıldım sadece..

    YanıtlaSil