10 Ağustos 2010 Salı

Geri kafalılık bu kadar popüler olabilirdi

Hep hep hep bahsediliyor. Her tartışmanın en sağlam lekeleme propagandası, kimi zaman için en sinir bozucu laflar bütünü içerisine girebilecek kapasitede ki kelimedir bağnazlık, yobazlık, geri kafalılık. Nitekim kötü sıfatlardır. Kendini bilen herkesin olabildiğince medeni olmaya çalıştığı bir ülke de ya da kendini bu yönde görenlerin ama olmayanların da çokça alınabileceği sözlerden birisidir. Niye böyle bir başlık açtığım konusuna kısaca değinirsem. Sokaktaki insanlar yüzünden ve en basitinden yozlaşan bir kaç kültürden bahsetmek amaçlı yazacağım.

Şimdi şöyle bir dışarı çıkıp etrafınıza baktığınız da etrafınızda bir sürü kısacık şort giymiş kadınlar görüceksiniz. İşte yozlaşan batıdan edinilmiş bir zihniyet ile bu medeniyet diye haykırıp, dişiliklerini ön plana çıkartan kadınlarımız sonrasında kullanılmaktan ya da yeterli saygıyı görmediklerinden bahsediyorlar. Tabi işin bu kısımı biraz klişe, asıl bomba kısımına gelirsek.
Hiç eskiden insanların nasıl giyindiğini düşündünüz mü? ya da daha doğrusu ne giymediklerini. En basitinden her seferinde belki de espirilere malzeme olan adem ile havvanın yaprakla dolaşma olayını biraz düşünün. Medeniyet ve insanların kendine saygılarıyla eş değer olarak artan, cahilliğin yok olmasıyla insanlar kendi bedenlerini örtücek şekilde kıyafetler hazırlamışlar. Pekala biz şimdi ne yapıyoruz? Tam tersini. Bedenimizi her geçen gün biraz daha soyuyoruz. Biraz daha cahilleşiyoruz.
 
Bunun yanında hep dalga geçtiğimiz işleri yapıyoruz!

Zamanında tıp ilerliyor diyen insanlar. Şu ilacı kullanalım, bu ilacı kullanalım derken gördükleri zarar sonucunda yine büyük bir "aktar" pazarı yarattılar ülkede. Zamanında burun kıvırıp bu mu beni iyileştirecek dedikleri koca karı ilaçları iyileştirdi kimilerini. Dalga geçtikleri ve bana göre tamamen mantıksızca olan organik ürünlere döndüler. Koşa koşa neredeyse normalin iki katı ücrete daha vasat ama ilaçsız şeyler yiyebilmek için.

Kro diye dalga geçtiğimiz doğu bölgesinde yöresel olan poşu'yu sırf hollywood yıldızları taktı diye binlerce kişi boynuna doladı. Hani kroydular?

Farklı olma pazar stratejisi ile çıkıp insanları çok güzel kandıran bir firma converse'den bahsedicem. Evet bunu giyerseniz sokaktaki insanlardan farklı olursunuz diye empoze edip kendi pazarını yaratan converse başarılıda oldu. Ama söyledikleri sadece ürünü satmak için olan koca bir yalandı. Farklı olmak isteyecek bir sürü genç vardı ve gençler en kolay kandırılabilir kitleydi. Düşünmekten yoksun gençlere niye bunu giydiğini sorduğunda "sevdiğim" için yanıtını alırsınız. Yarın başka birşey moda olur ve ayağında onu gördüğünüz de yine aynı düşünceden yoksun cevabı alırsınız. Çünkü ne yaptıklarını, neyin bir parçası olduklarını onlar dahi bilmiyor. Tek istedikleri büyük oranda yani modaya uyan popüler karşı cinsi etkileyip sözde zevk almaya çalışmak.

Bir diğer dalga geçilip yapılan basit şeylerden biri belediye, inşaat işçilerinin giydiği sarı ve hava almayıp ayakları ciddi şekilde rahatsız edebilecek ayakkabıların allanıp pullanıp yine moda adı altında piyasa sunulması.

Belki farkındasınızdır belki değisinizdir son zamanlarda şunu sıkça görmeye başladım. Amerikan stil hamburger. Etrafta çokça yaygınlaşmaya başladı. İçerisinde bir sürü şey bulunan kocaman bir obeziteye davet çıkartan hamburger. Ülkemizde de obeziteleşme sorununun patlama yapması ve yemek kültürümüzün de iyice yozlaştığını görmek hiç zor değil.

Diğer yozlaşan bir husus ise Türkçe. Bir sürü global dükkanlar ülkemiz de açılabilir ya da kullanıcağımız lakaplar farklı diller de olabilir. Sonuçta bu lakap ile global bir ortam da bulunabileceğinden kısmen mecbursundur böyle bir yol izlemeye. Peki ya ingilizce iletilere ne demeli? Twitter, facebook gibi yerlerde oldukça çoğalmaya başladı. İngilzice yazarak kime neyi kanıtlamaya çalıştıklarını halen anlamış değilim. Biraz daha kültürlü mü gözükmeye çalıştığınız zannediyorsunuz? Hayır aslında tam bir ingilizceyi yeni öğrenmeye çalışan orta okul çocuğunun hevesinden başka birşey değil yapmış olduğunuz. Peki ya bloglar da yok mu? Var tabi global bir yayın yapmıyorsan. Yazdığın Türkçe denemenin içerisine ne diye ingilizce cümleler ve ya başlıklar atarlar halen anlayabilmiş değilim. Bir şeyi ya komple İngilizce yazarsın ya da Türkçe.

İşte geri kafalılık ancak bu kadar popüler olabilirdi.

9 yorum:

  1. Evet bunları yaparsak farklı oluruz sandılar.. Oysa dediğin gibi etrafta farklı olmak isteyen ve toplumda kendine bir yer bulmaya çalışan o kadar çok genç vardı ki...
    Bu konuda sana sonuna kadar katılıyorum..

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim. Lâkin ya insanlara uzun geldiğinden ya da işlerine gelmediğinden kimse birşey demiyor =))

    YanıtlaSil
  3. Sonuna kadar okudum ve büyük bi' kısmında sana hak verdim sadece yabancı sözcükleri ya da cümleleri türkçe yazılarda bazen kullanıyorum/alıntı yapıyorum sebebi ise ; bilirsiniz çeviriler çoğu zaman orijinalin yerini tutmaz.
    Ayrıca bahsettiğin şeyler var olanın yalnızca bir kaç örneği.Saymaya kalksak o kadar çok şey var ki...

    YanıtlaSil
  4. :D:D
    bana da biraz uzun geldiği dogru lakin şööyle bir baktım.. 'Ben de bu kadar uzun yazıyorum bazen ve okunsun istiyorum' dedim başladım.. Zaten sonrası su gibi geldi maşşalah =)
    Tabi işlerine gelmemesi de bir ihtimal ama fikiri aksi olanın da kendini savunması gerekmez mi??

    YanıtlaSil
  5. @mosquito
    Tabi ki cümlenin tamamını alıntı yapmakta olabilecek birşey. Sonuçta bazı şeyler anlamını yitirebiliyor. Fakat biz kendi yazıcaklarımızı kendi dilimize göre yazmamız lazım =)

    Saymaya kalksak bitmezzzz =)

    @!reDanDark!
    Savunacakları ne var? Basit bir iki kelimeden öteye gitmez.

    YanıtlaSil
  6. Geçmez elbetteki.. Ama bir insn birşeyi yapıyorsa savunacak sebepleri olmalı diyorum..

    YanıtlaSil
  7. @!reDanDark!
    Farklı görüşler savunulabilinir. Ben ortada herhangi bir görüşe rastlamıyorum =)

    YanıtlaSil
  8. Eğer alıntı yapılıyorsa alınan metnin orijinal dilinde yazılması normal, olması gerekendir. Bir şarkı sözü gibi mesela. O'nun dışında, katılıyorum.

    YanıtlaSil
  9. @Oduncu Gömleği
    Tabi bu konuda hemfikiriz =)

    YanıtlaSil