13 Temmuz 2010 Salı

Belirsizlik


Hayat tam bir belirsizlik içerisinde sürüp gitmekte devam ediyor. Kendin belirleyeceğin şeyler, bildiğin şeylerle kısıtlı durumda ki bir insanın sürekli bu döngü içerisinde aynı şeyleri yapması oldukça sıkıcı bir hal alabiliyor. Hele ki bazı insanların hayatını aslında çok da iyi olmadığını söyliyedikleri halde pekte fena sayılmaması ayrıca çileden çıkartabilecek bir unsur.

Başım ağrıyor her ne kadar onu boşaltmak isteyip aslında pek'te birşeylerle uğraşmazken. Biraz kafein alıyorsun sonra açılıp birşeye kendini vermek için belki de bir kaç satır yazı yazmak kendini açıklamak isteğin, belki de bir mucize arıyorsun aslında çok da zor olmayan.

Nefes almak için biraz dışarı çıkıyorsun. Aradığım diğer insanlar gibi huzur değil oysa ki huzur zaten o müthiş sessizlikten fazlasıyla erişebildiğin bir duygu. Biraz kalabalık, biraz gürültü istiyor insan milyonlar bundan bıkmışken, bu nasıl benim imkansızlık olabilirdi? Nasıl oluyor bu insani nimetlerden mahrum olmak. Oysa ki bunları söylerken insan nasıl bir ruh hastası moduna geçip en b*ktan konuda bile kendini daha b*ktan göstermek ister.

İnsanı çileden çıkartan bir diğer unsurlardan biri de belirsizlik öğesidir. Belirsizlik öyle birşeydir ki hapishane de bulunmaktan tek farkı biraz daha serbestsindir. Etraftakileri görebilirsin fakat onlara dokunmazsın. Belki de bu daha çok can acıtanıdır. Hele ki bu durumu değiştirmek için yaptıklarından sonra herşeyin istinasız ters tepmesi daha da can acıtı bir durum haline gelebiliyor.

Belirsizlikler içerisinde belirlediğiniz o soyut dünya bazen size öylesine yetiyor ki sadece bulunduğunuz yerde hayal kurmaktan başka hiçbirşey yapmak istemiyorsunuz. Bu durum o kadar insanı kendinden götürüyor ki iki kişi kendi arasında konuşurken sonra sana döndüğünde onlara cevap verirken bu işlem arkada dönüyorken bir taraftan onların söylediklerini beyninin başka bir alanında çevirmeye çalışıyorsun. Karşında ki insana verdiğin cevaptan onun sana dönüşü beyninin ne kadar dolu olduğuna dair en büyük sinyal oluyor. Mecburen silkelenip biraz kendine gelmeye çalışıyorsun fakat nafile.

Sonuçta herşeyden uzaklaşıp yeni birşey yapmıyacaksınız diyeceğim fakat derler ya bazen yenisini yapmak eskisini tamir etmekten daha kolaydır. Fakat herşeye sıfırdan başlamak için artık geç. Tamir etmek için gerekli malzeme yok ama şimdilik en iyi yöntem bu gibi gözüküyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder