19 Haziran 2010 Cumartesi

Otur otur sıkıldım

Bugün aslında ilk başta hep ev'de oturmak istiyordum fakat saatler 5:30'a vurduğunda sıkıntıdan patlamak üzere olma tabirini yaşıyordum. Tek yol yine laptop'u kapıp dışarıda birşeyler karalamaktan ibaretti biraz da etrafı seyirden geçiyordu değişikliği yaşamak.

Dışarı çıktım normalde olmadığım kadar yavaş yürüyordum. Kafamı kaldırdığımda ise farklı bir yerdeydim halbu ki biraz etrafı gözetleyip yürüyordum. Dalmışım, önüme baka baka gitmişim yolu. 40 dakika yürüdükten sonra biraz durup dinlenmek için daldım bir yere. Abartılmış kliması mekanı soğutmaktan çok buzhaneye çevirmişti.

Yol'da gelirken bir sürü farklı mutluluk gördüm hepsini kafamda betimledim sonra yine yürürken kaybettim hepsini. Kafamda 2 gün'e sığdırılan 9 finali de vermiş olmanın sevinciyle gelecek hayallerinin olasılıklarının biraz daha sağlamlaşması demekti. Fakat yine benim elimde olan birşeyi biraz daha iyileştirmiş olmaktı olanlar. Benim hep istediğim ve halen istediğim kendi kontrolümün dışında olan şeyleri yönetmekti.

Yürürken inceden onlar için hayaller kurmaya başladım. Kafam o kadar allak bullak olmuş ki zaman çok hızlı geçiyor ve birşey yapamıyorsun diyordum kendi kendime. 1 saat, 1 gün, 1 hafta artık benim için çok daha değerli olmuştu. Bir kaç saati bile çöpe atmaya kıyamaz hale gelmiştim.

Artık eskisi gibi bloga yazamaz hale gelmiştim çünkü sebepsiz bir mutluluk kaynağı vardı içimde, halbuki aylardır birşey değişmese de sebepsiz bir mutluluk kaynağı beni o berbat ruh halinden kurtarıyordu. Aslında tamamen sebepsiz sayılamaz...

Şuan hayatta hiçbirşeyi istemediğim kadar çok birşeyi istiyorum. Fakat bu kısıtlı zaman içerisinde hayat yine durumu olabildiğince ileri atıyor, hep biraz daha ileriye biraz daha. Sıkışıyorum bu durumda kararlılığım hiçbir zaman azalmıyor ama olayları sadece kendi kendime düşünmek, bunları paylaşamamak adeta bir ızdırap.

9 yorum:

  1. Yol yürürken insanlara bakıp yada evlere, işyerlerine bakıp betimleme işi herkezde oluyo sanırsam hep bunu yazıcam lan bi yere dediğim şeyleride 2 dakika içinde unuturum gariptir kendileri

    YanıtlaSil
  2. demekki o zaman bu zaman değil :)
    Biz farkedemesekte bazen zaman herşeyi kendi öyle güzel ayarlıyorki biz üzerinden yıllar geçtiğinde aslında herşeyin olması gereken zamanda olduğunu görüyoruz.

    * Aslında felsefe falan yapmak niyetinde değilim ama anladın sen beni bence :)

    YanıtlaSil
  3. @Meta
    Aslında yazılabiliyor da yazmak istemedim biraz =)

    @aysun
    İşte sıkıntı orada zaman ayarlamasın ben ayarlıyayım =)

    Ayarlanabilecek zamanların istatistiklerini çıkarttığında hep en son şıkkın doğru çıkması çıldırtıyor beni.

    YanıtlaSil
  4. bu sebepsiz ama pekte sebepsiz sayılmayan mutluluk durumun uzun sürsün,hep sürsün demiyoruz sürmez çünkü patlar biyerde pooffff olur :)

    YanıtlaSil
  5. Bayadır okuyorum blogunu, bi ara karamsardın biraz. Onu üstünden atman hoş olmuş.
    Hep hedeflerin, arzuların olması gerek hayatta...
    O gizli sebep neyse umarım başarırsın. Dilediğin gibi gider.

    YanıtlaSil
  6. @yarımbırocker
    Evet karamsarda denilebilir. Sonuçta murphy kanunlarına dibine kadar bile yaşadım daha en basitinden geçen gün =)

    Dediğin gibi hedef ve arzular önemli ama onlara eriştikten sonra oturan can sıkıntısını nasıl bastıracağın peki =)

    YanıtlaSil
  7. Bu arada takibin için ayrıca teşekkürler daha sık karalamaya çalışıcam sayenizde =)

    YanıtlaSil
  8. O oturan can sıkıntısını da yeni bir hedef edinerek bastırmalı.
    Mutlu olmak için bi nevi maymun iştahlı olmak gerekiyo sanırım.
    Ama bu biriyle birlikte olup sonra hemen başkasına bakmak anlamında falan değil.
    Farklı konularda farklı hedefler manasında .=)

    YanıtlaSil
  9. Evet birşey üzerine ilerliyerek prof. olmayı tercih ederim çoğunlukla ama nedense bu aralar bu durumdan da sıkılmış gibiyim bisiklet alıp gezesim var =P

    YanıtlaSil