14 Mayıs 2010 Cuma

Haz etmezdim ama gittik işte.

İş yerine İzmir'den çalışmaya gelen birinin görmesi için hem de okey oynayabilmek için akşam çıkışta toplanıp gittik.

Bahsettiğim yer İstanbul - Tophane. Sadece isimi çıkmış bir yer bana kalırsa. Bir sürü nargileci var ve hiçbirinin birbirinden farkı yok. Ama işin başka bir boyutu var ki her geçişinizde farklı bir anıya sahip olabilirsiniz.

Bu akşam gitmeden yaklaşık 4-5 ay önce öylesine bir gitmiştim ki bir tane çocuğu hatırlıyorum halen aynı palavrayı sıkıyor. "Beğenmezsen parasını verme." ama paşa paşa alıyorlar.

Başka bir tanesi bir şans ver bize diyor utanmasalar ayağına kapanıcaklar.

Diğeri şu köşeyi size çevireyim istediğinizi yapayım diyor sonra canlı nargile varmı deyince onlar bize gelmez pahalı deniyor. Okey varmı diyoruz yok tek bir yerde var diye yine sallıyorlar.

Hatta ve hatta en komiği deniz manzarası var diyor ki "Televizyondan mı gösteriyorsunuz?" şeklinde ki soruma karşılık veremiyor. Sanki yeni geldim İstanbula.


Hatırlayan hatırlar bir zamanlar "abla çocuğa sünnetlik verelim mi? , Pardesü var, kaban var, nikaha, düğüne elbise var" serzenişleriyle yer yer fiziksel temas bile kurarak insanları dükkanlara sokmaya çalışan çığırtkanlarla doluydu. Eskiye nazaran daha düzeldi diyebilirim. Tophaneyide biraz düzeltmeleri lazım yoksa böyle gitmez...

Zaten iştekilerle gitmesem gideceğim bir yer de değildir.

1 yorum: