30 Mayıs 2010 Pazar

Boş boş, Bomboş.

Herkesin hayatının bir döneminde yaşamak bazen sıkıcı ve boştur. Eline aldığın bir bardak kahven, kulağında çınlayan müzik, yanında taşıdığın mizah dergin belki bir parça birşeyleri doldurmaya yarar. Tek başınasındır yavaşça yürürsün belki o an huzurlusundur ya da değilsindir kim bilir.

Havalar ısınsada doya doya gezsek dışarıda otursak diyen insanoğlu yazın gelmesiyle birlikte sıcaktan şikayet etmeye başladı. Hava saat 6 olmasına rağmen sıcaklığını koruyordu. Tabi buna biraz da sebep günlerin uzamasıydı. İçimden hava bu saatte bu kadar sıcaksa öğlen nasıl diye geçirdim. Sıcak kahve tercihimi havanın biraz serin olacağını düşündüğümden soğuğa çevirdim. Evde ki hesap çarşıya uymuyor işte ne yaparsın.

Sonra atlarsın bir otobüse gidebileceğin fazla uzak olmıyan ama rahat edebileceğin bir yere kadar gidersin. Nereye gideceğini otobüste belirlersin, aslında üşenmişindir, diğer taraftan dört duvar öyle üzerine gelmiştir ki her türlü yapılabilecek şey tad vermemiştir sana bünyenin içerisinde farklı şeyler, farklı insanlar aslında hepsinin bahane sadece hava almak vardır.

Rahat rahat saçlarını salarak yürürsün yol üzerinde tipin, kıyafetin nasıl hiç düşünmezsin bile aradığın sadece biraz farklılık yakalama çabasıdır belkide rahat olmak istersin. Hiçbirşey umursamak istemezsin. Hayat şöyle 1 haftalığına es geçse herşeyi.

Bazen kendi kendine de oturup düşünmek çözümden çok sorun yaratabilir. Çünkü birşeyi düşünmeye başladığın an gerisi çorap söküğü gibi gelir ta en sona kadar gidersin, ilerlerken acısından tatlısına herşey karşına çıkacaktır. Fakat acılar hep kötü gibi gözüksede bizler farkında olmadan gözümüzdeki şeylerin değerini artmasını sağlar.

Farklı birşeyler olmalı eskileri özleten, farklı birşeyler olmalı eskileri aratmayan, farklı birşeyler olmalı hayatı çekici kılmaya yarıyacak. Hayattaki zevki hep üst safhada tutacak birşeyler gerek genelde çoğu şey cumartesi ve pazarda kalıyor. İnsan hayatında her daim eğlenmeli zevk almalı oysa ki çoğumuzun yaptığı ve yapıcağı h.içi dediğimiz zaman dilimini başkları için para karşılığında takas etmek, zevklerimizden, hayatımızdan vazgeçmek.

Hayat işte yaşıyoruz bir şekilde, kendiliğinden devam ediyor sen kılını kıpırdatmasan dahi.

4 yorum:

  1. Ama hayat hep böyleydi zaten. Aradığın farklılığı hayatının bi başka döneminde sürekli yapıyordun da şimdi mi herşey çok sıradan geliyor. ya da yapma haiçini para karşılığında verme insanlara ya da madem öyle yapıyorsun ki bu senin de işine yarıyor sonucta o zaman keyif al... bak hayat öyle şu 5 gün geçsin hsonu eğlenirim dicek kadar uzun değil. Keyif al yaşadığın her an'dan...

    YanıtlaSil
  2. Kesinlikle öyle ama her an nasıl zevk alabiliriz ki hayattan bu mümkün mü sence?

    YanıtlaSil
  3. Yani çok boktan şeyler yaşasam da gülüyorum ben gülebiliyorum elimde olmadan yapıyorum hatta bazen :) Mümkün o yüzden hatta olmazsa olmaz bişey çünkü bi an sonra yaşamıyor olabilirsin hepsi bakış açısı aslında

    YanıtlaSil
  4. O an belki de cebimizde son paramız bile olsa, belki senin en boktan gününü de geçirsek bazen sinirden bile gülebiliyoruz. Ortada bunu çıkartıcak birşey olursa birazda kendimizi gaza getirmek adına bunu yapıyoruz biraz da mecburiyetten.

    Bir an yaşamıyor olabiliriz ama yaşadığımızı varsayarak birşeyler yapmak gerekli, hergün aynı yere gitmekten sıkılmayan bir bünye niye hergün tekrarlanan şeyler karşısında bu denli tek düzelik görüyor kendi içimde bunuda çözebilmiş değilim.

    Bir hayattan farklı ne aranabilir ki?

    YanıtlaSil