18 Nisan 2010 Pazar

Ne yapıyoruz?..


Bugün bu soruyu sordum kendime ne yapıyoruz stumm diye. Bilmem, bilemiyorum ne yaptığımız ya da ne yapıcağımı. Serseri mayın gibi bir yerleri dolaşıcaktım yine ayaklarımın beni götürdüğü yere doğru ilerliyecektim durmadan. Yollar pazar sabahının verdiği rehavet ile bomboştu. İyimiydi kötümüydü bilmiyorum ama sanırım İstanbul'u bu kadar boş gördüğüm nadir günlerden biriydi.

Daha çok yürümeyi tercih ettim. Çok yavaş olmasada biraz düşünmek, kafayı boşaltmak için mi yoksa hayal kurmak için midir ben bile bilmiyordum sadece olabildiğince az hayatı hissetmeye çalışıyordum sanırım ondan en az derece de sıkılarak. Bir taraftan da yolun çoğu yerinde rüzgarla oluşan bir polen yağmuru vardı. Gözümün önünden bir film karesi gibi geçen detayların sonunda kafamı kaldırdığımda geldiğim yer beşiktaştı. Sanırım biraz temiz hava almaya ihtiyacım vardı. Yaklaştığımda denize boylu boyunca gezerken küçük nefes egzersizleri yapmayı eksik etmiyordum. Kendi kendime dedim ki bu nasıl bir oksijendir hiç sekteye uğramadan ciğerlerim aldığım oksijenle rahat rahat bir kaç saniye durabiliyordu.

Uzattım ayaklarımı denize doğru ve daldım öyle ufka doğru, bir taraftanda güneş gözümü kapattırıyordu ama ben ona inat oturmaya bakmaya inat ediyordum ta ki vapur kalkana kadar, sahile ilk dalgası vurmuştu daha fazla üstüm başım ıslanmadan kalkmalıydım.

Yol yorgunuydum. Bir yerlerde birşeyler içerek dinlenmem lazımdı ama kendi kendime hayat bir isteğimi daha niye yine kabul etmedi diye irdeledim niye, niye, niye...
Bazen insanlar ne kadar uğraşırsa uğraşsın kader mi dersiniz yoksa hayat mı hep onun dediği oluyor.

10 yorum:

  1. Öyle oluyorsa da var bir anlamı. Ben buna inanıyorum. Bir şey olmadığı için üzülmekten daha rahatlatıcı oluyor en azından benim için. Ne güzel bir sabah olmuş, hayat bu işte, gerisi yalan.

    YanıtlaSil
  2. Tek başınalık sıkıcı be Aslı yoksa güzel denilebilecek şeyleri daha kapsamlı bile yapabilir insan.

    YanıtlaSil
  3. o soruyu bende kendime soruyorum bu aralar.!!!
    neden yalnız gittin.arkadaslarınla gitseydin belki daha eğkenceli bi pazar olabilrdi..bence.

    YanıtlaSil
  4. Bir tane dostum var o da h.sonları çalıştığı için tek başıma kalıyorum başka kime ne zaman telefon açsam hep birilerinin işi gücü var. Aramıyorum artık zaten onlarda aramıyordu.

    YanıtlaSil
  5. İnsanlara yalan, acitasyon vb. şekil de görünüyor gibi olabilir ama böyle bir amacım yok sadece olanı söylüyorum. Aradığım görüşebileceğim bir ya da birkaç insan sadece sürkilasyon halinde iyi vakit geçireceğim. Nirvanayı aramıyorum.

    YanıtlaSil
  6. Bu daha anlamlı emin ol hayat tek başına da güzel, biliyorum sıkıcı olabiliyor bazen ama o rahatlık hissi ve içine girdiğin huzur paha biçilemez. Elbet bir gün birileride olucak ve o zaman o günleri de bugünlere ek yapacaksın.

    YanıtlaSil
  7. Kaç en fazla kaç gün ev'de yalnız kaldınız da yalnızlığın güzel birşey olduğunu söylüyorsunuz bunu çok merak ediyorum.

    YanıtlaSil
  8. Evde tek başına okuldan gelince dışarda ise sürekli tek başıma geziyorum ee dersane okul topluluk zorunlu, evde de akşamları zorunlu olsa da köşeye çekilip ders çalıştığımdan genelde yalnızım derste internet oluyor o da ayrı bir sorun...=) Ayrıca yalnızlık güzeldir tek başına gezmek ama etrafın dolu olur sen dersin neden böyleyim. İçselleştirmek gibi olmasın ama yalnızlığı itilmişlik olarak algılayıp kendimizi en berbat hallere soktuğumuzdan bu durum ortaya çıkıyor. Bir insan yalnız da olabilmeli arkadaşı da olmalı yoksa yalnızlığıyla da konuşabilmeli tabi hüzün hisseder o ayrı kalabalıkta da hüzün vardır. Neyi yaşıyorsan kendine yaşıyorsun.

    YanıtlaSil
  9. Sen yalnız olmak istediğin için yalnızsın bu ayrı bir kavram.

    YanıtlaSil
  10. Bana hep yalnızmısım gıbı gelıyor bılmıyorum ben bu yasama ıstemeden ya da ısteyerek adım attım galıba...

    YanıtlaSil