17 Ocak 2010 Pazar

İş haykırtısı vol.4

Vallaha ilk iş deneyimimde bile bu kadar haykırmamıştım okuyucu. Şuan işimi yapıyorum ama nasıl yapıyorum inanın ben de bilmiyorum. Yani birşeyleri yapıp yetiştirmeye çalışıyorum fakat ne kadar takdir görürüm pazartesi göstericek. Maratonun sona erdiği belki de yeni başlıyacağı gün.

Ne kadar anlatsamda atamıyorum içimde ki o huzursuzluğu iğrenç bir haftasonu geçirdim biraz kafamı dingileştirirken diğer yandan rüyalarıma bile giren işler herşeyin içine etmeye yetti. Biraz bilgisayar başından ayrılıp annem ve babamla dertleşmeyi de özlemişim dedim. Annem'e sarılmamın verdiği pozitif değer en bok gibi anda bile onun bana pozitif moral vermeye çalışması paha biçilemez.

Dikkat ettim de 3 tane işle ilgili yazı girmişim hep diyorum ya sıkıntılarımı yazıyorum diye bir anda haftalardır yazamıyan ben bir kaç saat aralıklarla orta uzunluklarda yazılar çıkartıyor. Biraz haftasonunun bana kattığı düşünce özgürlüğü biraz da sıkıntı birleşince çıkıyormuş işte yine birşeyler.

İnsanlığın tembel yanı bas istifayı pazartesi dinlen diyor. Realist yanım dayan biraz insanlar saat 12'lere kadar çalışıyor diyor. Ben ise tembelliği dinlersem belki bir kaç hayali mi ya da araya sıkıştırmaya çalıştığım hayallerime bir fırsat vericem. Realist yanımı dinlersem önümüzde ki hafta da Ankara'ya finaller sebebiyle gideceğimden o haftasonunun da heba olacağı gerçek çünkü sabah 9:30 ve öğlen 13:30 olmak üzere 2 gün toplamda 13 civarı finalim var ama en azından yolculuk sırasında bulacağım o 6 saatte çok şey yazıp çizeceğim hayata dair.

Hayat gerçekten zor bunun farkındaydım da ne rock yıldızı ne de metal yıldızı olmak için uğraştım bunlar günümüz müzik sektöründe benim için hayalden başka birşey olmayacaklardı gerçekten çünkü. Bu kadar realist düşünce içerisinde bu işten bu kadar yorulacağım ve korkucağım belki de aklımın ucundan geçmezdi. Severek yapıyordum çünkü çıktığımda bazen kafamda kuruyordum nasıl yapıcağımı gocunmadan ama evimin kapısından girdiğim anda huzurla siliyordum herşeyi. Artık yapamaz oldum ama akşam evime geldiğimde bile msn'e girmeye çekinir oldum acaba birileri bana iş hakkında birşey söyliyecek mi diye.

Ne kadar bunları yazmış olsam da çalıştığım ortamı ve işimi seviyorum aslında ne zamandan beri atlatamadığım bu projenin buhranını atlattığım gün belkide daha güzel olucak herşey ya da herşey daha yeni başlıyacak biraz daha büyüyen projeler yeni buhranlarım olabilir. Bunları da vakit göstericek şimdilik bu kadar halen şu yetiştirilmesi gereken şeylerle uğraşıyorum ve halen kafam dolu ama beklemekten başka yapabileceğim birşey yok.

4 yorum:

  1. o iş stresi denen nahlet şey zaten pek de uyuyamayan benim rüyalarımı da meşgul ediyor. Utanmaz şey, bir de uyanıp tekrar uyuduğumda o işe kaldığım yerden devam ediyorum:)

    YanıtlaSil
  2. desene rüya hiç bitmiyor =)

    YanıtlaSil
  3. aynen öyle, dizi gibi aynı:)

    YanıtlaSil
  4. Bence kimse başlamadan biz çekelim bu diziyi yoksa "şerefsizim aklıma gelmişti" diye haykıracağız =D

    YanıtlaSil