27 Ocak 2010 Çarşamba

Herşeyi bırakıp gitsem...

Hemen hemen herkesin böyle bir anı vardır. Bir an içerisinde neler değişecek, nereye gidilecek ne yapılacak hiçbirşey umrunuzda olmasın istersiniz. Etrafınızdakiler nereye gidiyorsun, yolda önüne hızla atladığınız arabalar manyakmısın nidalarını yankılandırıp küfürün birinden beşine peşi sıra söylerken ne yaptığını bile bilmeden yürürsün sadece yürümek istersin.

Kafanda belki de sadece bir müzik vardır ya da sıkıntıdan kulağında ki müziği idrak edemezsin. Aslında kafa boş değildir. O kadar doludur ki hiçbir düşünceye yer açamazsın, adeta şuursuzluğuna karşı iğneler yiyor gibi beyin zonklamalarınla ne yaptığını idrak etmeye çalışırsın. Belki de cebinde ki son parayla nereye gideceğini bile önemsemediğin bir otobüse atlamak istersin. Sadece herşeyden uzaklaşmak ve rahatlamak namına.

Asıl büyük sorumluluk herşeyi bir kenara bırakmayı üstlenmektir belki de, yine herşeye rağmen yaşamayı denemek. Soğukta üzerinde montla bir köşe başında hayatın, trafiğin kısacası yaşamın belirtilerini izlemek. Koskoca beton yığınları içerisinde yok olup giden yaşantımızı çok güzelmiş gibi göstermeye çalışma çabaları. Sanki herkes süpermiş gibi sorulan her naber sorusunu iyi olarak cevaplandırmak. En basit soruyu bile hakkıyla yanıtlayamamak yani...

3 yorum:

  1. geri dönüşü varmıdır bu gidişin ona göre=)

    YanıtlaSil
  2. bencede gıdeceksen donmeyeceksın.
    ama yapamıyor ıste ınsan.cünkü kendimiz için yaşamıyoruz.hep bırılerının sorumlulugu var uzerımızde.

    YanıtlaSil