6 Aralık 2009 Pazar

Farklı gibi görülen aynı hayatlar

İçimden birşeyler yazmam gerektiği geçiyor bugün ve kesinlikle uzun uza yazmalıyım diyorum. Bildiğim kelime haznemin kullanabildiğim kadar kısımını yansıtmalıyım buralara ve gerçekten kendim takdir etmeliyim önce kendimi.

Klişe bir haftasonu yine pazar kahvaltımı yapıp sofrada ki çay kupamı kaptığım gibi geldim bilgisayarımın başına, evet çay kupası ben prensipleri olan bir insanım çay ve kahve kupam ayrıdır. Zaten iyice zıvanadan çıkmış bir kahve sevgim tavan yapmış durumdadır. %70 Kakao içerek ülker golden çikolata ile birlikte türk kahvesi keyfi yapıp, sonralarında da ruh halime göre süt içerikli bir nescafe ya da sek filtre kahve ile beyinime gün içerisinde yüksek miktarda kafein pompalıyorun. Alkol dilinde olduğu gibi bildiğiniz akşamcı oldum galiba.

Derken zaman zaman sıkılıyorum şöyle blogları geziyorum. Bu biraz teşhisi konulmamış psikolojik bozukluk gibi olucak ama, insanlar birbirlerine benziyebiliyor. Biliyorum bunun herkes farkında ama anlatmak istediğim öyle değil. Hani bir kişi uyuyamaz ya bazen, bir diğer kişi de aynı anda uyuyamaz. Bir kişi o gün halisülasyon gördüğünü söyliyebilir diğerleri de görebilir. Hayat farklı sonra bu insanlar bir araya geldiğin de geçenler de bana da olmuştu şeklinde beyhude cümleler kurulur.

Şöyle iş kadınlarının sabahları topuklarıyla inlettiği bir apartman da oturmak istiyorum. Onların o kostüm içerisinde ki muhteşem tatminsizlik arzularını, hiçbirşeyden memnun olmama durumlarını yakın bir biçim de izlemek istiyorum. Apartman da "alışverişe gidelim, ama yapıcak işlerim var. Olsun yaparsın" şeklinde ki cümlelerin haykırılmasıyla kendi kendime onları eğlence edinmek istiyorum. Özellikle bir kısımı çok kaprislik olur bunların ve hani en yapılmaz en iğrenç şeyi yapmalıyım yanların da direk tepkileri "aaaa nasıl yiyorsun onu ya!" şeklinde olup onları hayret'e düşürmek bir numaralı zevklerimden biri olurdu herhalde.

Yine diyorum ki insanların sorunlarını rahatlıkla çözebilsem. En azından ben etrafımda ki insanların sorunlarını çözdüğüm de onlar mutluluklarını diğer kendi etrafında ki insanlarla paylaşıcak ve mutluluk oranı artıcaktır. Ama nerede çoğu zaman kendi kendimizi sinir edebiliyoruz. En olur olmaz şey'e bile takabiliyoruz. Sonra mutsuzluğumuzdan bahsediyoruz. Farkıdna değiliz kendi mutsuzluğumuzu kendimiz yaratıyoruz aslında.

Daha bir çok şey yazmak isterdim bugün ama yazamıyacağım şeyler var galiba neyse...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder