20 Aralık 2009 Pazar

Bir günün analizi


Pazar günü canımın istediği üzere bugün ehliyet kursuna gidecektim. Öyle de oldu dün gece saat 3:00 suların da yattığım için sabah 11:00 gibi biraz zor da olsa kalktım ama pek etkilemedi kalktıktan sonra uykum var, vücudum kırılıyor filan demedim aksine zinde hissediyordum kendimi. Salona geçtiğim de valide sultan sofrayı hazırlamıştı bile kahvaltıyı ederken nasıl olduysa fotoğraf makineleriyle ilgili bir konu açıldı ve benim cinnet anım bu şekil de başladı sofrada ki kahvaltı bıçağını kaptığım gibi önce babamı, şaka tabi =D
Bilgisayar kullanmayı bile bilmeyen babamla kalkmış d-slr ile compact makine karşılaştırması yapıyoruz üzerine "çok biliyorsun sen", "çok bilen çok yanılır" gibi klasik beyhude cümlelerle beni çıldırtıyordu. Üzerine bir de teknolojiden çok anlarmış gibi "teknoloji bu sürekli yeni şeyler çıkıyor" diye süper bir cevap veriyor. Tamam anladıkta bir compact makine 22. yüzyıl da bile compact olarak kalıcaktır daha ne tartıştığını bile bilmeyecek kadar şuursuz yani. Annem dese belki tamam diyeceğim kadın bilgisayar kullanmayı da az çok biliyor google'a girer istediğini arar bakar kapatır çıkar arada rastlamıştır bakmıştır dicem de babam da o da yok ki. Hani büyük ya hani tecrübeli ya herşeyi biliyor.

Böyle hızlı bir kahvaltının ardından giyinip mp3 playerın kulaklıklarını kulanlarımın içine tıkamak suretiyle yola koyuldum. Ben gittiğim de hiç görmediğim o trafik hocasını gördüm bugün dersine yetişemiyordum bir türlü pazar sabahı kim yetişmek için uğraşır zaten. Orada muhabbet ettiğim birbirlerini tanıyan iki arkadaş vardı benim yerimi ayarlamışlar saolsunlar gittim yanlarına dediler biz gidiyoruz bugün hiç motora ilk yardıma giresimiz yok. Benim de huyum kurusun ki lise'den beri süper kaçarım yani anlıyacağınız ehliyet kursunda da kaçtım. Zaten taksim'de hafta içi İstanbul'un malum hava muhalefeti nedeniyle gidememiştim bugün de hava süperdi.

Lodostu ama belli yarı pardesü tarzı kapişonlu siyah montum ve siyah kesik parmak eldivenlerimle başladım mecidiyeköy'den metroya doğru yürümeye oradan taksime geçtim. Fazla kalabalık değildi taksim tünele doğru yaklaştıkça da ağzımın içi kurumaya başlamıştı oradan dönüşte bir kallavi'yi ziyaret edeyim hem dinlenirim diye kendimi biraz motive edip ilerledim hızlıca ve tünel'e gelmiştim ilk olarak zuhal müziğe girdim "ibanez paul gilbert 1000 sedefli penanız var mı acaba?" soruma "kalmadı ama gelicek" şeklinde ki klasik bir esnaf cevabı aldım ama şubelerinde olabileceklerini söylediler az aşşağıdaydı gidecektim zaten oralara da orada ki kutularda ibanezin 2 tane penasını 3TL'ye aldım karaköy tarafından istiklale doğru çıkarken sağ taraftaki küçük bir dükkan'a girdim sordum var dediler bir kaç tane o arada dükkanda ki amcanın koyu muhabbetine daldım bir taraftanda sedefli ibanez penalarımı ayırıyordum bir taraftan da can kulağıyla onu dinliyordum. Konuşması bitene kadar kurcaladım onları sonra bulunan bütün sedefli penaları aldım 5 tanesi 10TL tuttu. Tekrar yola koyuldum hedef kallaviydi yorgun bacaklarımı dinlendirmeliydim biraz.

Girdim kallaviye hamza abiye selam verdim çıktım yukarı hava güzel malum geçtim balkon kısımına "orta şekerli bir türk kahvasi" istedim adam bana "nargile içmiyecekmisin?" diye sordu istemediğimi söyledim. İstiklal'i izliyordum kulaklarım tıkalı, evet kulaklarım tıkalı çünkü o gürültü bazen kaldırılamazdı. Hemen şöyle ayağımın altına gelen küçük camlı yerden boylu boyunca gözüküyordu herşey kahvemi içerken teras tarafından yan masada ki kadına "oo abla hoşgeldin üste gelseydin" şeklinde bir ses yankılandı "ama üst kapalıydı" dedi kadın. "heee daha yeni açtık dedi" çalışan katılmamak için kendimi zor tuttum orada bitirdim kahvemi tam çıkarken. "hayrola abi erkencisin bugün" şeklinde gördüğüm ama tanımadığım çalışan konuştu benimle herhalde sürekli takıldığımdan göz aşınalığından samimi buldu beni dedim "bugün böyle" el sıkıştık kolay gelsin dedikten sonra aşşağı indim Türk Kahvesi ve Su 6,5TL idi. Tekrardan kasanın yanında ki çalışanlara da kolay gelsin diyerekten çıktım. Boştu kallavi erken saatler de hiç gelmemiştim ama güzeldi yine de.

Başladım yürümeye giderken önüne geçip takmadığım ptt arabası hırs yapmış olucak ki kulaklıktan hiçbirşey duymayan ben arkama bakmam gereken bir sezi hissedip baktığım da kendimi yana atarak kurtuldum araçtan güldüm içten içe çok sinirlenmiş galiba bana dedim. Yol da giderken ilk defa alıcağım piyango biletim aklıma geldi ve yanımda bayinin önünde duran yer gözüktü hemen yanımdaydı çektim bir yarım para üstüyle birlikte cüzdanıma attım. Yolda giderken alpellanın çikolatasını dağıtan bir kız yanıma yaklaştı güler yüzle reddettim 2snliğine de olsa insanlara güler yüz göstermek çok önemli bunu çok iyi biliyordum. Yine çeşit çeşit insanlar vardı Taksim de gothiğidir, rapçisidir.

Can sıkıntısından başladım eve kadar yürümeye elmadağ'da gördüğüm tinercinin biraz uzağından geçtim ne olur ne olmaz diye, sonra harbiye de ilkokul arkadaşımı gördüm yakında oturan ve haliyle günün öküzlüğü de kaçınılmaz oldu. "Ne o kızlarla buluşmadan mı geliyorsun?" dedi halimi bile bile içimden "he canım he kızlarla buluştum akşama da grup yapıcaz gelicen mi?" diyesim geldi ama alttan aldım ehliyet kursuna gittiğimi söyledim. Kaç paraya gittiğimi sordu biraz geç kaldığımı kendinin 7. sınavda ancak aldığını söyledi. Gerçi biraz kafası basmayan bir arkadaştı biliyordum ben de bunu sonra sinirimi daha çok bozan şeyi söyledi. "tabi para bok sen de iyi kazanıyorsun" dedi ki "sanane mına koyim sen de çalış kazan" diyesim geldi ama yine tuttum kendimi sanki para huzur getiriyordu bana. Hem bu arkadaşa yol yordam gösterdim zamanında benimle o zamanlar da dalga geçiyorlardı şuan ki çok ileriyi düşündüğümü söyliyen insanlar gibi.
Ben meslek lisesine gidicem derken ya ben üniversite okuyacam o yüzden düz liseye gidicem senden fazla para kazanıcam diyorlardı bana. Sonuç? Liseyi bile zarzor bitirip 2 senelik özel bir üniverseye girdi o ortam benim bu ortam benim yapıp sonra milletin kazancını kıskanıyorlar ayıptır.

Neyse diyerekten yoluma devam ettim hesap ettim de 34,50TL harcamışım gün içerisinde kesin siz de hesaplamışsınızdır =) ve evdeydim şimdi aslında biraz da 26 aralıkta olucak ehliyet sınavıma hazırlamam lazım ama daha vakit var =) işte böyle geçen bir kaç saat analizi haydi sağlıcakla kalın.

3 yorum:

  1. ''teknoloji bu sürekli yeni şeyler çıkarıyor '' ahahahhahahahahah :D:D:D:D

    YanıtlaSil
  2. hesap yapıyoruz di mi.. ne çok..

    YanıtlaSil
  3. Farketmeden oldukça çok hem de =)

    YanıtlaSil