16 Kasım 2009 Pazartesi

Tek düze işte

Yine hayat tek düzeliğiyle ilerliyor. Oysa ki pazar günü ne güzel motive etmiştim kendimi hatta sabah büyük bir gaz ile yola koyulmuştum saçlarım da güzel toplanmıştı halbu ki, ama proje de ardı arkası kesilmeyen aksilikler iş'ten soğutmayı başardı yine bütün motivasyonumu bitirdi.

Öğlen yemeğin de sağlam dinlensem de kâr etmedi asıl üst üste patlıyacak kısımlar yeni başlıyordu. Şimdi işin yoksa yarın git düzeltmeye çalış gene patlasın off neyse, akşam 6:25 attım kendimi ofisten dışarı farklı parçalarla koyuldum evin yoluna yine hava karanlıktı, yerler ıslak kış gelmişti aslında havanın daha ne kadar iyi olması beklenebilirdi ki ya da ne kadar aydınlık derken sonunda metroya varmıştım. Hızlı yürümenin verdiği hararet ile hemen deri montumu çıkartıp, kısa şemsiyemle elime aldım. Herkesin beklediği tarafta değil en tenha son vagona kadar ilerledim saat 18:41 metro'su emrime amade idi 4-5 kişinin çıktıktan sonra bindim ben de daha birileri gelmedi rahat rahat yolculuğumu yaptım. Oradan otobüse bindiğim de gayri ihtiyari gözüme muavinin elinde bulundurduğu dergi tarzında ki şey takıldı. Bilmiyorum ama sanırım okuyamamış ve ilerliyen yaşına rağmen son bir atakla hesaplamalar yapıyordu dergi üzerinde okuma hislerim kabardı birden ne yalan söyliyeyim.

Sonra eve gelmiştim dün yarım bıraktığım birşeylere baktım bilgisayar da biraz ve birazdan da yatıcam, işte tek düze bir hayat Türkiyenin belki de %90-%99'unun kapsadığı o monoton hayatı yaşıyorum. Peki bunu ben mi istedim? Kısmen, yapmak istediğim düzenli disiplinli birşeylerdi ama biraz daha özgürlükçü bir yaşam için mecbur herkes bunlara sonrası...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder