8 Kasım 2009 Pazar

Ölümden korkuyoruz

Hayata öylesine bağlanmışız ki, öylesine beklentilerimiz var ki, o kadar genç'iz ki korkuyoruz. Sanki bunlar birşeyler farkettiricekmiş gibi, yaşlanıp daha çok çile çekmek meziyetmiş gibi, beklentiler, hayaller yerini bulacakmış gibi.

Tamam belki ölümün şekline göre verdiği anlık korkular olucaktır ama niye bu kadar hayata bağlı insanlar oluyoruz ölüm kelimesi geçince? Özellikle domuz gribi muhabbetlerinin bolca yaşandığı günümüz de herkes korkar oldu, hapşurandan, nezleden, gripten. Peki nedir yani korktuğunuz bu yaşamda bırakacağınız ailenizden başka neyiniz var? Nedir bu dünya da ki çekicilik?

Dünya da biraz daha fazla yaşamak bir insana ne kazandırabilir, ya da genç ölmek? Hiç bilmediğimiz bir yere göç ettiğimiz de keşke şunu dünyadayken yapmalıydım diyebileceğinizi mi sanıyorsunuz? Yanılıyorsunuz. Belki bir gün öyle bir yaşa, öyle bir hayata gelicez ki ölmek bizim için en güzel yol olucak.

Şunu demeden de edemiyeceğimHayat insanlara egolarını tatmin etmek için tanınan süredir. Ama insanlar gördüğünüz gibi halen egolarının peşinde.

2 yorum:

  1. Tabiki korkmak normal, bilmiyorsun ki ne olacağını, ölürken çok acı çekecekmisin, yok mu olacaksın, cennet cehennem var mı, yoksa tamamen yok mu olacaksın, belirsiz yani herşey insanı belirsizlikler korkutur desen ki ölünce cehenneme gideceksin adam ölümden korkmaz çünkü sonunu biliyordur belirsizlik insanı korkutur, bir insanı içinde ejderha olan bir mağaraya sokmak, içi tamamıyle karanlık ve ne olduğu bilinmeyen bir mağaraya sokmaktan daha kolaydır dedim.

    YanıtlaSil