20 Ekim 2009 Salı

Yazdan kalma bir akşam

Yazdan kalma bir akşam günüydü bugün insanlar ne yapıcağını şaşırıyor üzerlerinde ki montları kimisi elinde taşıyor kimisi de üşengeçliklerinden üzerlerinden çıkarmıyorlardı. Ha tabi bir de üşüyen insan grubu var.

Bugün mesai bir türlü bitmedi. O kadar fazla bunaldım ki anlatamam çünkü akşam taksim de olucaktım. Küçüklük hayalim, komik ama öyle küçükken hayattan istediğim en önemli şeylerden biri akşam taksim'de gezmekti. Teknosadan fotoğraf makinesine yedek şarj edilebilir piller alındı, üzerine yemek yenildi ve final olarak geçen sefer aklımda kalan iki şeritli deri bileklik alındıktan sonra yavaş yavaş kallavi'nin yolu tutuldu.

Nane-Limon'lu nargileyle bir başlıyan güzel gece ilerliyen zamanlar da cam kenarı diye tabir edilen yerin boşalmasıyla eşsiz manzara vapur gezisi gibi gözlerin önündeydi. Müthiş bir ambianstı insan bütün bir günü orada rahat bir şekil de geçirebilir. Akşam soğu ara sıra kendini hissettiriyordu ama insanın yanında montunun olması ve ortamın hoşluğu sayesinde hissetmemezlikten geliyordu insan.

Sonra eve dönerken yanımdan iki tane otobüsüm geçmesine rağmen ben sessiz ve sakin biçimde evime doğru yürüyordum. Aklıma bu meşhur zamanlar da ne gelse beğenirsiniz? Tabiki aklımın köşesin de boş kalan yer bir türlü düzelmicek hiçbirşey biliyorum çünkü sadece hayaller de yaşıyorum. Gerçek benim için ulaşılamaz...

5 yorum:

  1. İtü'den çık, Taksim'e geç, kafanı dağıt safhalarını bende yaşıyorum.
    Hatta bazen senin anlattığınla uyuşan kafa dinleme seanslarımda oluyor Taksim'de.
    Huzura ihtiyacım var.
    Bu aralar, senin anlattığın dinginlikde olamıyorum ne yazık ki.

    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  2. Bence huzur kalabalığın içinde =)

    YanıtlaSil
  3. Kalabalıkların arasında daha çok yalnız olduğunu hissediyor insan.
    Aslında kalabalığı oluşturan insanların gerçek yüzlerini görmekde olabilir bunun nedeni.
    Kendinden uzak ve yapay hissediyorsan yalnızsın.
    Yalnız olanlar insana ihtiyaç duyar,
    Kalabalıkların arasında olanlar yalnızlığa(aslında yukarıdaki mantıla bunlarda yalnızdır)...
    Nasıl bir döngü bu?

    YanıtlaSil
  4. Doğru bir döngü, ilgi görenler ilgiden bunalır. Görmeyenler bundan dolayı yakınır.

    Burada ortaya bu döngüyü durdurmak için sevgi denilen unsur çıkıyor. İki yalnız kişinin yalnızlığını birleştirmesi. Hem yalnızsın, hem de yanında süper bir insan var. İkisi bir arada =)

    YanıtlaSil
  5. İkisi bir arada nescafe tadında diyorsun yani:D
    Kahve tek hiç çekilmiyo çok acı yanında bide krema lazım:D
    Ben kahveyim, kremamı arıyorum.
    Gel bana krema sevgilim ben seni sevdikçe severim gel atıl kollarıma bebeğim hede hödö.
    Algıyamaynlar için;
    (Olaya bak ya begginner seviyesindeki okuyuculara açıklama yapıyorum.Iq seviyeleri düşük olanları bile düşünüyorum.Yazar dediğin böyle olmalı kardeşim.
    Her kapasiteden insanı düşünmeli
    O yeah super girl!:D)

    Açıklıyorum:
    İkisi bir arada dedi ya arkadaşımız.
    Bende bu cümeyi 2'si bir arada olan nescafeyle özdeşleştirdim.
    Nescafe var hani reklamlarda görmüşsünüzdür.
    Kahveyi kendimle, gelecek sevgili adayımıda kremayla.
    Anladın mı?
    Reader:he bende geçende kahvede okey oynadımdı.
    im:Ya bi git ya!
    Reader:Artık millet üçü bir aradaya geçmiş sen hala 2li kalmışsın
    im:Oha oğlum millet aşmış grup yapıyo şerefsizler:D
    Reklam yaptık.
    Sansür koyma kardeş:D

    YanıtlaSil