10 Eylül 2009 Perşembe

Sadece yürüyordum.

Sıkıldım, bunaldım, daraldım sanki bir halta yarıyacakmış gibi bir de yürümek istedim. Saat 18:00 olmuştu artık özgürdüm. Her zamanki gibi şarkı dolu o sihirli aleti kulaklarıma takarak yola koyuldum. İş yerinden birlikte çıktığım iki kişi vardı ortam yeterince hüzünlenmek için fazla sakin değildi. Onlar yolun başında ayrılacaklardı ama öyle de oldu.

Hüzünüm ve ben baş başa kaldım. Bir taraftan şarkılar uçuşurken kafamda diğer taraftan kendi kendime konferans veriyordum. Yapabileceklerimi düşünüyordum. İnsanlar sadece farklı olduğum için o takımların içine girmediğim için bana tip tip bakıyorlardı. Ben ise sessizce ve boyunum aşşağı da yoluma devam ediyordum.

Artık iyice bunaldım metronun sarı çizgisini geçtim belki biri çarpar raylara düşer elektriğe kapılırım diye, bunaldım arabaların trafiğin içine atladım belki bir araba çarpar kurtulurum diye, bunaldım pencereden yarı belime kadar sarkıp biri şaka yapar düşerim diye. Kendimin yapmaya cesaret edemediğim şey de hep şansım kendini gösterdi. Her deneyişim de birşeyleri olmadı, ama sevgiyi ararken ne yaptıysam şansım olabildiğince boktan gitmekte üstüne yoktu.

Eve gidip yatığıma kendimi atıp ağlamak istiyordum. Ama ağlama yetimi küçükken kaybetmiştim. Kendini zorlayıp bile ağlıyamamak o duygu boşalmasını yaşıyamamak gerçekten kötü birşey ama eminim eğer ağlamayı bilseydim her hafta ağlardım.

Şu aldığım salak kişisel gelişim kitabı da çöp kutusunun derinliklerine yolladım sanki bir boka yarıyacakmış gibi gittim aldım onu da biliyordum deneme şansımın bile olmıyacağını hayal dünyası ama ne yaparsın. Belki deniyecek bir ortamım olur dedim ama buna ben bile inanmıyordum.

Normal insanlar söyler hep ama sadece söylerler "Birşeyin olmadığı olmayacağı manasına gelmez." hani nerede aradığım ortam, aradığım beni sevicek insan, hani nerede? Bunlar tamamen bir züürt tesellisi ve salak moral verici sözler.

Aklımı, mantığımı herşeyi bir kenara bırakıyorum artık çünkü biliyorum koyun olan insanlar daha çok gününü gün ediyor. Benim amacımsa sadece kendi dünyam içerisinde biriyle huzur bulmaktı olmadı, olmayacak. Artık hayat sadece içinde bulunup devam etmek zorunda olduğum birşey. Lanet olsun ki değiştiremiyeceğim gerçek bu direnmenin hiç bir manası yok.

3 yorum:

  1. biliyorum, zor ama yanlış düşünüyorsun.
    bu olmalalı.
    bu kadar olmamalı.
    bi yolu vardır elbet.
    olmalı..
    ve sen o yolu bulmalısın.
    bulacaksın elbet bunu biliyorum.
    ama zamanı belli değil işte =/

    YanıtlaSil
  2. aynı şeyleri zamanında yaşamış ve yazdıklarında ne dediğini ne demeye çalıştığını cidden anlayabilen,en azından benzeri birşeyi anlayabilen birisi olarak 'olmayacak' demektense 'olmazsa olmasın be' demenin birşeyleri gerçekten bir anda değiştirdiğini sana söyleyebilirim.Ortam konusunda ben de aynı sorunu hep yaşıyorum,aman boşver olmaktan hoşlanmadığın ortamlarda olacağına gitar,bilg vs daha iyidir bana göre.Sen isteme, hayatı sallama bak sırf sen istemedin diye neler verecek sana :)

    YanıtlaSil
  3. Ya mert bu kadar karamsar olma lütfen...Okurken üzüldüm senin açından.

    YanıtlaSil