17 Eylül 2009 Perşembe

Nereye gidiyor lan bu gençlik

Diyesim var artık. Toplumumuz günden güne yozlaşmakta bu mevzuya aslında çok enteresan bir noktadan geldim. Eski zamanlar da çekilmiş bir Türk filminin jenerik müziğiydi beni bu duygu selinin içine iten şey. Söylenilen konu, konuşulan şeyler çok klişe olabilir ama kendime göre işin biraz daha farklı tarafına dokunacağım.

Eskiden film sektörü şuan ki kadar gelişmiş, büyük yatırımlara açık bir alan değildi. Yine de oyuncular bu zorluklara rağmen yaptıkları mesleklere tutunarak günümüze kadar gelebilecek eserler çıkarmışlardır. Bugün sallıyan adama "Ziyaaa", yaramaz sınıflara "Hababam sınıfı" diyebiliyorsak onların sayesinde diyebiliyoruz. Eskiden çoğu şey daha güzelmiş bize miras kalan şeyler hep belli bir tarih evveline dayanıyor. Niye bizler de günümüz de bu kadar söz ettirecek yapımlar yapamıyoruz?

Aslında bu biraz tüketim toplumumuzdan kaynaklı birşey insanların beyinine kullan ve at mantığı yerleşti. Gittikçe daha çok dönen kirli işlerin arkasında ki paraları görünce herkesi para hırsı bürüdü, kimse işini iyi yapmak için yapmaz oldu. İnsanları şu zaman içerisin de tatmin etmek iyice zorlaştı ve gittikçe zorlaşıyor, anlıyamadığım gittikçe doyumsuz, iradesiz bir toplum oluyoruz.

Şimdi ki yeni gençlik her gün taksim de 3-5 kişi girdiği bir bar da yüksek doz da beyinini uyuşturur olmuş. Hepsi zombi gibi etrafın oksijenini çekip karbondioksit vermekten başka işe yaramayan birer organizma. Yaşamın farkına varamamış, varmak istemeyen, benliğinden kaçan, herşeyden kaçan korkak bir millet olmuşuz. Oysa ki eskiden çoğu insanın bir hedefi varmış ve çoğu kişinin hayatın da ki çeşitli süprizler ve azimin birleşmesiyle toplumlara katkıları olmuştur.

İnsanımız doyumsuz bir hale geldi, gittikçe herşey de memnuniyetsizlik arttı. Herşey de daha fazlası aranıyor ihtiyacın olmasa bile daha fazlası. En basitinden örnek vermek gerekirse bu gün telefon alan çoğu kişiye sorsanız özellikleri ne diye sayamaz. Saydığını varsaysak bile ne kadarını kullanıyorsun sorusuna cevap alamayız. Amaç sadece tüketim, tüketim, tüketim. Niye avrupa firmalar bir çok ürünün farklı versiyonlarını çıkartıyor??? Müzik telefonu, İş telefonu, Kamera telefonu sorunun cevabı gayet basit çünkü avrupa'nın büyük bir kesimi OKUYOR. Okudukları için bilinçli bir toplum yetişiyor, bilinçli bir tüketim sağlanıyor.

Bizim insanımızın okuma anlayışı ise çok sığdır. Araba için ehliyet almaya giden adam bunun gereksiz olduğunu düşünür, arabayı aldığın da aracın yağına bile bakmayı bilmez. Bir insan bir şeye sahipse niye onu bilmez?, ya da bilmiyorsa niye benimser. Bir insanın en azından ihtiyacı olup kullandığı birşeyi bilmesi gerekli değil zorunludur. Teknolojiyi takip etmiyebilirsiniz, anlamayabilirsiniz ama bir laptop aldığınız da ona nasıl format atılır, nasıl kullanılır bilmek zorundasınızdır.

Kısaca din'e de deyinmeden edemiyeceğim bu konuda müslüman olan insanlar niye din'inde ki kavramları bilmez?, niye hiç bir istenileni yapmaz bu konuda? Sonuçta bu bireysel birşey herkes din'i ni seçmekte özgür bir insan bilmediği ve yapmadığı birşeyi niye benimser? Kabul ettiği birşey hakkın da nasıl bilgisi olamaz? Artık öyle bir KAFASI GÜZEL TÜRKİYE olmuşuz ki neyi kabul ettiğimizi bile bilemiyoruz. Belki de önümüze koyulan belge ölüm fermanı ve bizler onu okumadan imzalıyoruz.

Eskiden insanların bir çok hayali varken, şimdi gençler öss puanım nereye yeterse diyen hayal gücü sıfıra inmiş birer insan olmuşlar. Erkekler sadece iyi bir meslek ve param olursa güzel kadınları elde ederim diye paranın peşinden koşarken, Kadınlar da kuaförler de toplasak belki ömrünün 10 senesini geçirip tomarlarca para döküp birer biblo haline gelmişler. Bir de bu kadınların okumuşlu bitirimleri vardır. Ev kadınlarını küçük görür böyle tipler, çok okumuş iyi iş yapan resmi kıyafet içerisin de kibiri için de çatlıyacak hale gelmişlerdir. Ama bilmezler ki sadece birer koyun, robot, kukla'dan ibarettir kendileri, sığ düşünceleri için de kimseye yardım etmiyecek kadar bencildirler. Yanında ki ofis arkadaşına bir bardak kahve götürmeyi bile hizmetçilik sayan, ya da sevdiği insana birşeyler vermek yerine bunu hizmetçilik olarak gören egolarını tatmin edememiş organizmalardır. Organizma diyorum çünkü ancak düşünen bir varlık insan olabilir.

Peki niye insanlar artık gittikçe tembelleşiyor?

1 yorum:

  1. cevap cok zor degil aslında.
    o kadar cok hazırcıyız ki..ve buna öyle alısmısız ki neredeyse kılımız kıpırdamaz olmus bir çok şey için.
    düşünmüyoruz bile, şöyle adam akıllı, etraflıca..ordan burdan toplama kampları gibi işlev görüyoruz.
    *iyi nişan alıp basarılı bir atıs cıkarmıssın yine :)

    YanıtlaSil