3 Ağustos 2009 Pazartesi

Zorla yazmaya karar verdim

Malum pazartesi geldi bir canlılık olması lazım malum zorunlu olarak sabahın bir köründe kalkıp iş'e gidicez. Hayat aslında biraz da mecburiyetten canlanıcak. Metroya bin iş'e yürü, işten çık metroya yürü, otobüse bin eve gir üstünü yorgun argın terler içerisinde çıkar, saçlarını topla, yemeğe otur ve sonra bilgisayar.

Benimde hayat döngüm gördüğünüz gibi kimselerden farklı değil çoğu insan gibi monoton bir şekil daha çılgınca işler yapıp hayatıma renk katmak istesemde inanırmısınız çılgınlık bile maddiyatla oluyor. Durum böyle olunca en büyük çılgınlık ev de oturup hayal çılgınlığı oluyor şurdan atlasam ne olur, burdan uçsam ne olur, şurda şu hareketi yapsam vs.

Zaten bütün haftasonu electric wizard eşliğinde geçirdim bir ara harbi camdan aşşağı baktım ölçtüm gözümle böyle ulan bizimkiler farketmeden atlasam kafa üstü çakılsam acaba gidermiyim diye sonra yemedi vazgeçtim.

Yapıcağım işleri düşündüm daha önceden bütün yolları denediğimi düşündüm. Yine evde oturup kaderimle başbaşa kalmaya karar verdim. Biliyordum yolda bir bayan görüp tanışmak istesem cevabı hayır olucaktı. Bende bayan olsam öyle yapardım tanımadığın etmediğin biri yanına geliyor nasıl güvenebilirsinki?

İşte yine boktan bir haftayı daha geride bıraktık her zamanki gibi daha az şikayetçiyim ama alıştım çünkü yalnızlığa biraz daha kabullendim. Evde vakit öldürüp beyinimi mühürleyip herşeyden uzaklaşmaya çalıştım olabildiğince üzüntünün bana şans getirmiyeceğini anladım ama içten içe bir mutsuzluk devam ediyor insanda durdurulamaz birşey bu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder