7 Ağustos 2009 Cuma

Yaz Yağmuru

Bugün farklı bir gün olucaktı bunu biliyor ve hissediyordum sabah kalkıp camdan dışarı baktığımda gün beni yağmuruyla selamlıyordu. Bende bu güzel günün şerefine yıkanıp temiz bir şekilde bu hünü karşılamaya karar verdim. Sonra her zamanki gibi kahvaltımı yaptım ve dışarı çıktım şemsiye gibi zımbırtılarla hiç uğraşacak halim yoktu yaz yağmuru bu erimeyiz ya dedim zaten dinmişti.

İş yerime yaklaştığımda yakınlarında bulunan teknoloji marketlerinde kulaklık aradım. Sabahın bir köründe bakıcağım yerlerin çoğu kapalı, açık olanlarda ise lanet alet yoktu. Gözümde büyüyen yol ve yollardaki suyun buharlaşmasıyla daha fazla nem'in açığa çıkması sonucu sanki İstanbul bir saunaya dönmüştü.

Sonunda varmıştım ofise o kadar yolun yorgunluğu, vücuttaki ter ve kulaklığın bulamamamın verdiği sinir ile çalışmaya başlıyacaktım üzerine üstük bir de yapıcağım işim acil ve ben yarım saat geç varabilmiştim. Aksi bir gündü belli lavaboya gittim sırtım ter içindeydi bunu silmeden oturursam zaten ıslanmış t-shirt'üm iyice havlu vaziyeti görecekti buna izin veremezdim güzelce terimi sildim ve çalışmaya başladım.

On, onbir buçuk, on iki derken yavaş yavaş karnımız acıkmaya başlamış bugünki acil işten dolayı kollarım kopmaya başlıyordu. Sonunda bırakıp çıktım. Yavaş yavaş yemek yerine doğru ilerledim. Güzel yemekler vardı yine bamya, karnıbahar, pilav istedim tabağımı alıp birde içecek kaptım oturup mesai arkadaşlarımla acıkmış karınlarımızı doyurmaya başladık.

Yemekleri bitirip çıktığımızda bizi bir süpriz bekliyordu. Yolun tam başlangıcında yaz yağmuru kendini gösterdi. Bir tarafta güneş tepemize vururken yine aynı yerden gelen yağmur insanlar üzerinede şaşkınlı yaratmış herkes "hem güneş var, hem yağmur yağıyor" sözleriyle şaşkınlıklarını ifade ediyorlardı. Kısa sürdü ama güzeldi yaz yağmuru altında ıslanmak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder